Gidenlerin Ardından…

Nilgün Çelebi Bozkurt Hoca’nın ardından yazdı…

590448b8c03c0e1e74a59000

Yahya Kemal Veda Gazelinde: “Tekrar mülâki oluruz bezm-i âlemde/Evvel giden ihvâna selam olsun erenler.” diyor. Üniversite Hocam Bozkurt Güvenç’in ölümü bu mısraları hatırlattı.

Bozkurt Güvenç‘e Allah’tan rahmet diliyorum. Hacettepe Sosyoloji‘de ilk bölüm başkanımızdı. ‘Sosyal Antropolojiye Giriş’ ile ‘Saha Çalışması Metot ve Teknikleri’ derslerini ondan almıştık. 12 Mart 1971 İhsan Doğramacı ile arasının açılmasında önemli bir dönemeçti sanırım. Yerine DTCF’den görevlendirilme ile Nihat Nirun getirildi ki zaten önce de bölümün kuruluşunda görev yapmış. Bozkurt Hoca bize Kemal Tahir Yorgun Savaşçı, Ivo Andriç Drina Köprüsü, İsmail Beşikçi Göçebe Alikan Aşireti, Mübeccel Kıray Ereğli ve Oscar Lewis‘in Porto Ricoluları anlatan kitabını okutmuştu. Kendi kitaplarının adı sanırım Kültür Yumağı ile Sosyo Kültürel Antropoloji idi. Daha sonra onun Japon Kültürü‘nü de okumuştum. Ama en çok hayran olduğum kitabı Sosyo-Kültürel Değişme idi. 1970’lerin sonunda Ege‘de asistanken okumuştum. Ne var ki doktora danışmanım Nihat Nirun‘un Bozkurt Hoca’yla yıldızı hiç barışmamıştı ve bana hayran olduğum o kitabı 10 küsur maddede eleştirdiği raporunu Hacettepe‘nin o dönemki Rektörüne sunduğunu söylemişti. Sosyo-Kültürel Değişme kitabı Bozkurt Hoca‘nın Profesörlük takdim tezi imiş. Nihat Nirun Hoca‘da sanırım bu eseri jüri üyesi olarak eleştiriyor.

Güvenç Hoca ‘Türk Sosyal Bilimler Derneği‘nin etkili isimlerindendi. Onlar öyle bir dönemin hocalarıydı. Nejat-Türköz Erder, Tansı-Önder Şenyapılı, Icen Bortucene, Mübeccel Kıray, Nermin Abadan Unat, Çiğdem Kağıtçıbaşı, İlhan Tekeli, Emre Kongar ve daha genç kuşaktan Bahattin Akşit ile Çağlar Keyder. Bu adlar DPT ve özellikle de ODTU merkezlidir. Hacettepe’nin bu grupla dirsek teması olanları nedense kaybedenler kulübüne kaydılar. ODTÜ oradan da Boğaziçi’ne gidenler kazananlar sınıfına yazıldılar. İlginçtir Ankara SBF örneğin Ruşen Keleş, Cevat Geray bu grupla içice giremedi. Bu grup bir biçimde 1950’lerin sonlarında ABD’de doktora yapmış ve 1960’ların başlarında da Türkiye ‘ye gelmiştir. Hep söylerim bizde sosyologlar mezzo seviyeye bir türlü gönül eğmezler, kurum incelemesi yapmazlar. Varsa yoksa emperyalizme, kapitalizme, moderniteye salvo atarak yüreklerindeki kızgınlığı serinletmek. Ne işe yarıyorsa?! Yineleyeyim TSBD (Türk Sosyal Bilimler Derneği) kurum olarak incelenmeye değerdir.

Bozkurt Güvençle ilgili bir anekdota yer vermeden yazımızı bitirmeyelim:

Bozkurt Güvenç, lisansda  hocam oldu. Doktora tez konusunu düşünürken Beytepe‘de en alt kata yerleştirilen ama öğrencisi olmayan (sanırım o yıllarda sadece servis dersleri veriyorlardı) bölümünde hocayı ziyaret ettim. 1977 olmalı. Bana sosyal bilimlerin Türkiye’de gelişmesi ile ilgili sempozyum kitabını tavsiye etti. Ki gerçekten mükemmel bildiriler toplamıdır. Ofisine girdiğimde “siz beni tanımazsınız belki” dedim. O da bana şöyle bir bakıp “gözler hep aynı hiç değişmiyor” dedi. Hoşuma gitti. Hoca beni hatırladı diye. Yıllar sonra 80’lerin 2. yarısında Selçuk Sosyoloji’de çalışıyorum. Rektör Halil Cin Hoca’Konya‘ya bir toplantıya davet etmiş. Arada yanına gittim. “Siz beni hatırlamazsınız belki” deyince hoca demez mi “gözler hep aynı hiç değişmiyor “? Anladım ki bu da hocanın nezaket taktiği. Tanışmış sayılır mıyız?

2255173_810x458

Nilgün ÇELEBİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: