Asık Suratlı Dünyada Manevi Rehberlik

Aliye Çınar Köysüren yazdı…

lider.jpg

‘Manevi rehberlik’ son zamanların en moda kavramlarından… Neredeyse hayatın her alanında dolaşıma dâhil oldu. Kuşkusuz hiçbir şeyin tesadüf olamayacağı gibi, bu durum da rastlantı değildi. Bir filozofun dediği gibi (Heidegger), içinden geçiyor olduğumuz zamanları ancak bir Tanrı kurtarabilir… Ancak Tanrıdan uzanan bir el çıkarabilir insanlığı zamanın kör kuyularından. Tam da burada durmamız gerekmektedir, çünkü Tanrı kurtarabilir demek, işin çığırından çıktığını göstermektedir. Dolayısıyla kendi içinde pek çok kırılmayı imar edememiş din görevlilerini is başına çağırmak değildir manevi destek. İbadeti bürokratik bir ödeve indirgeyen görevlilerin içinden çıkabileceği bir durum değil manevi destek.

Çünkü mana dinden daha kuşatıcı bir alandır. Klasik metinler, klasik müzik, halılar, kilimler, mezar taşları, yeme içme adetlerimiz, şarkılarımız, türkülerimiz, musikimiz, kısacası folklorumuz ve geleneklerimiz de mana tarihimizin geniş alanında yer alır. Belki de buradan bakarsak manevi destek, köksüzlüğümüzün bir savrulma olduğunu kabul edip, köklere geri gitme arayışının adıdır. Ya da geldiğimiz dünyaya özlemin adı… Öteleri özlemenin…

Bugün özellikle Batı’da Şamanizm’e primitif bir dönüşten –madde yardımıyla ego ile karşılaşmanın başka çeşitleri-, kişisel gelişim motivasyonlarına varıncaya kadar çoğu akım veya ekol,  aşırı sekülerizm baskısından kurtulmanın kestirme yollarını aramaktadır. Örneğin içsel yolculuk, kendinle yüzleşme gibi ifadelerin dile dökülmesi kolay, ancak yolculuğa çıkacağımız yolun ağzı sıkı kapanlarla kilitli. Bu kapanı açtıktan sonra zor ve zorlu olsa da yolculuğa çıkılabilir. Belki de Doğulu bilgenin dediği gibi garip zamanlarda yaşıyoruz… Onun için de arama yolları ve yöntemleri de birbirinden oldukça farklılık arz etmekte.

şaman

Manevi destek, ne bir kurtarıcı bekleyişi ne de vaaz verme sanatına güzelleme yapmaktır; modern insanın kendine taparak ayaklarına kilitlenmiş halinden, özgürleştirmek, onu bağlarından çözmektir. Ancak daha çok Avrupa ve ABD’de başlayan bu cereyanı hemen din ile ilintilendirmek doğru değildir; biz dini, dünyevileşmenin sıradanlığından özgürleştirici bir alan olarak görürsek, kuşkusuz maneviyatçılık ile din pek çok bakımdan ortak bir noktada kesişecektir.  Ruhu öne çıkaran pek çok arayışın din ile yolunun kesişmesi doğaldır. Bu güzergâhta manevi rehberlik alanı da benzer hikayelerden söz ettiğinden, ruhsal boyutu öne çıkaran her tavır, manevi olan ortak paydasında birleşecektir.

Modern algıdaki ruh-beden ayrımı bir başka kopuşu da tetikledi: Maddeyi öne çıkaran insan, sevgi, dostluk, bağlılık ve vefa gibi insani hasletleri de gözden çıkardı. Böylece yalnız kaldı; bu yalnızlık görünüşte aileden, eşten dosttan kopma gibi olsa da, büyük resme bakıldığında, doğadan, insanlıktan (humanity) ve Allah’tan uzaklaşıldı. Manevi rehberlik yitirilen yitikleri (bunları) gösterirken, öte yandan da irtibat kurmanın yollarını arayacaktır. Misali, bir manevi rehber çocuk kreşlerine gezi düzenleyebilir. Kendi temin ettiği hediyeleri vakaya vererek, onlar da çocukları sevindirmek suretiyle gözlerindeki sevinç, hastalar için sağaltım sağlayacaktır. Yine bir çiçekle veya sevimli bir hayvanla temasın yolları aranabilir. Öte yandan Kutsal bir mabetteki sessiz huzur ve derinlik duyulabilir. Çünkü Einstein’ın dediği gibi, sevgi büyütür ve daha çok mutluluk getirir. Bu görünmeyen büyüme ve mutlukta aradaki gedikleri ve açıkları yamamaya yarar.

cami

Manevi rehberliği/destegi gerek bir arabulucu işlevde görmemiz gerekse de ona köprü disiplin fonksiyonu yüklememiz, madde ve ruh arasındaki irtibatı sağlama göreviyle ilgilidir. Esasında ruh ve beden ayrımının gerisinde veya fonda, varlık-bilgi-değer ayrımı da vardır. Bilgi bakımından büyüyen enformasyon çağ değer veya var olma acısından ayni irtifayı kazanamadı.

Bugün özellikle sosyal psikoloji, yeniçağ söyleminin yeni ruhsal açılım arayışlarına dikkat çekmektedir. Yeniçağ yaklaşımı olarak ifade edilen ekol, birbirinden az çok farklılaşan birçok alt öğretiyi ve grubu kapsayan şemsiye bir hareket gibi görülebilir. Bu hareketin içinde görülebilecek öğreti ve grupların ortak iki temel özelliği vardır. Birincisi dualist, rasyonel ve pozitivist paradigmayı, bütüncül olmayan din ve bilim anlayışını karşısına alarak genel anlamda modern Batı kültürüne karşı bir eleştiri içerir. İkinci olarak Doğu felsefesi/dinleri ile karıştırılmış dünyevi bir Batınılık (ezoterism) sunar. Bu batıni söylemi, bütüncü (holism) ve ruhsal anlamda tekçidir (monism); sağlığı yalnızca bedensel bir arıza olarak gören modern tıbba karşı şifacılığı ön planda tutar; kişinin, sahip olduğu tanrısal bir öz olan ‘yüksek benlik’ ile karşılaşmasını, ego’dan kaynaklanan sınırlandırmaları ve sorunları aşmasını önemser; kişinin yaratıcı bir potansiyeli olduğunu, hayatının kendi yaratımı olduğunu ve bu konuda kişisel sorumluluğu ön plana çıkararak yaşama, bireysel katılım açısından anlam kazandırır; yeniden doğuş (reenkarnasyon) ve karma inancı ile varoluşu, geliştirici, tekamül ettirici bir döngüsellik savı dikkati çeker.

robot

Öte yandan manevi bakim veya destek modern psikolojiye de önemli bir eleştiri getiriyordu. Zira pastoral psikoloji (papaz destekli maneviyat..), modern psikolojinin bir alt dalı veya din psikolojisinin bir kolu olarak konumlanmış iken; benötesi psikoloji, modern psikolojinin yetersizliğini ilan ederken, manevi desteği/rehberligi daha üst bir alana taşıdı. Modern psikoloji böylece manevi psikolojiye bağlılık veya tabiliğini ikrar etmeye mecburdu…

Belki de manevi desteğin nasıl ortaya çıktığı, tıpkı bir kelimenin veya kavramın etimolojisi gibi son derece önemlidir. Biz buna öykünün etimolojisi de diyebiliriz. Modern insanın, bencilliği ve fedakar olamaması da bir tur ruhsal engeldir. Zira insan vererek gelişebilir. Sevgiyi öne çıkarırken de gerçekte bir diğer boyut olarak diğergâmlık ve vericiliğin ancak sevgiyle mümkün olacağını göstermeyi düşündük. Başlangıçta bunu Batı’da kilise yapıyor iken, şimdilerde bunu yine Tanrı’dan efsunlu manevi destekçilerin yapabileceği öngörülmektedir. Zira Tanrı’nın lütfunu tecrübe edemeyen, başkasına da bunu hissettiremez. Bu durumda manevi rehber, daha çok deneyimleri önemsenen kişidir. Böylece inançsız bir kişi manevi rehber olamaz. Zira derinden inanan, inanç kanallarını açabilir, bir bakıma ebelik yapması beklenir ondan. Doğal olarak pastoral desteği, manevi ve bütünleşme çabası olarak anlamak mümkündür. Doğa ve kır yaşantısıyla destekleyerek, dini bir araçla (ritüel, ruhani lider yardımı veya iyilik yapmak), yükselme, evrensel iyi ruha iştirak etme hamlesidir.

iyiylik.jpg

“Pastoral Care”, manevi/folklorik aktörler tarafından başkalarına yardımcı olmak, sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, sorunlu insanları yönlendirmek ve desteklemek şeklindeki faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır. İşte bu aktörlerin, yüzeysel dini bilgi ile donatılmış olması değil, deruni anlamda deneyime geçmiş olması gerekir. Bunun için olmalı ki, sufi damar en yatkın ve elverişli bir boyut olarak işin içine dahil edilmektedir. Zira orada, doğrudan deneyim vardır, söz ile değil hal ile terapi belki de bu. Bunun için olmalı ki, geleneğimizde, bazı sufi meşrep liderlerin bir nazar edişi, iyileştirildi denilir. Bu her daim doğru olmasa da doğruluk payı kuşkusuzdur. Bir kere kendi müşfik ve güçlü duruşuyla, muhatabını affederek, onaylayarak ve anlayarak bakışların birbiriyle kenetlenmesiyle iyileşme veya rehabilitasyon başlayabilir.

alile

Aliye Çınar KÖYSÜREN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: