“İnsan, Bir Damla Kan ve Bin Endişe”

Osman Alakel yazdı…

insnanana

“Bizim işimiz değil kırmızı gülün sırrını anlamak. Bizim işimiz belki de: Kırmızı gülün büyüsünde yüzmektir.”

Sepehri

İnsan!… Üzerine bir beden kafesi giydirilmiş ve öylece fırlatılıp atılmış yeryüzü zindanına. Yolunu bulmak ister buradaki karanlığın içinde ve çamur bataklığında. Ne geçmişini ne de geleceğini umursamaktadır bitmeyen bir şimdinin içinde. Bitmek tükenmek bilmez bir istençle yoğrulup durmaktadır her dem. İnsan bir imkândır aslında, varoluş… Ona çizilen rol acı ve ıstırapla yoğrulmuş meşakkatli yolculukta kendi heykelini yontmaktır. Çoğu zaman dünyasalın acısı varoluş acısını, asli mekândan kopup gelmenin yüce ıstırabını bastırır. Baştan sona oyun ve eğlenceden müteşekkil yalan dünya varlığa dair endişenin, kaygının yerini alarak arayışı yön yitimine uğratır. Hepimizin tek gerçeği ölüm bile unutulur, ölümü beklerken… Etrafındaki herkes ölürken ve bunu bizatihi görürken insan sonsuzluk düşleri kurar. sonsuzluk düşüncesiyle yaşar. Nisyan ile malul olan hafıza-ı beşer bu çevrimin içinde dönüp durur.

insan en çok ta zıtlıkların yoğurduğu bir varlıktır. Zıtlıklarla yoğrulmuş… Kaos içinde düzen, düzen içinde kaos. Varlık içinde yokluk, yokluk içinde varlık… Hem derin anlam hem de en süfli… Bir yanı zirvelerdedir bir yanı uçurumlarda… Bilinirlikle bilinmezliğin zor bilmecesi… Bir yandan yaşam koşuşturmacasına anlam vermek için çırpınır bir yandan kendini teslim eder bütün anlamlardan sıyrılmış zamana… Tanımlamak ister, isimlendirmek… Duyuları ile algılar aklı ile yorumlar. Bir dünya inşa eder zihninde. Farkında olduklarıyla sorgular. Sorgularken ve anlamaya çalışırken görüneni kategorilere ayırır. Bütünlüğü dağıtır. İndirger. Kendince sistemler kurarak varlığını kurduğu bu sisteme teslim eder. Mutlu olur, güvenli… Toplumsalın güvenlik dairesinde yaşarken aynı zamanda değeri değersizleştirir, alçağı yüceltir, yüceyi alçaklaştırır… Tekili çoğaltır, çoğulu tekilleştirir.

ölümmmm

Parçalanmış, kendini adi zamansallıkla tanımlamış insan hezeyanlarıyla bakınırken suretleri görür, eşyayı… Üzeri örtülmüş olanın üzerindeki sır perdesini aralayamaz. Görünen hep tekiller, çoğullar, renkler, şekiller, formlar ve onların nelikleridir. Ötesini göremeyen doğal olarak gözlerine görüneni düşünür, tasavvur eder. Perdeye yansıyanlara sembollerle, sayılarla, renklerle ve seslerle bir suret elbisesi giydirir. Konuşan kendi midir yoksa başka biri mi söyleten bilemez. Kendi midir? Yoksa Başkası mı?

Aslında hiçliğin sınırlarındadır insan. Aynı zamanda kibrin de… Hem herşeye sahiptir hem de hiçbir şeye… Asıl kendini gerçekleştireceği alan hiçliğin alanıdır. Buranın dışında kurulan bütün cümleler kaçış cümleleridir. Varlık kafesine hapsolan, maddi bedeni aşamayan düşünce varolanın ışığıyla gözleri kamaşmış haldedir. Bu düşünce mensupları aslolanı görmez. Gölgeler, hayaller ve yanılsamadır görülen. Zamanın ve mekânın tutsağı olan insanın zaman ve mekânın ötesini idrak etmesi kendi kapasitesinin çok üzerindedir. İşte bu hal tıpkı ayna ve içindeki görüntü gibidir. Hangisi ayna, hanfgisi görüntü? İnsan aynadaki görünmeyen ışığa bakmalı ve gözlerini kapamalı. İnsan hakikat ışığından nasibine düşenle aydınlanmalı, gönül gözüyle bakmalı ve seyre dalmalı. Bütün istencini bir yana bırakmalı. Gönül evine dönmeli. Gönül evini temizlemeli ve Gönül Sultanına yer açmalı. Aşkın olanla, aşkınlıkta kaybolmalı. Teslim olmalı. Eslemtu demeli. Eslemtü…

endişeşeşe

Osman ALAKEL

“İnsan, Bir Damla Kan ve Bin Endişe”” için bir yorum

Kendininkini ekle

  1. Teslimiyet, inziva, münzevi hal bu çağda ne kadar mümkün? Dışarıda mütemadiyen kendin iç sesinin duymaman üzere kurulu bir yaşantı silsilesi varken. Ancak belki bunun üzerine “nasıl olabilir” diye düşünmek dahi belki adım olabilir.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: