Bir Çobanın Kaleminden

Mustafa Keloğlu yazdı…

çobannnnnKendi şahsi fikirlerini, bu şahsi fikirlerinin şekillendirdiği ikballerini değişmez naslar olarak gören garip bir güruh türedi son yıllarda. Bu güruhun mensupları, kendilerine koşulsuz şartsız biat edecek müntesipler bulma saikıyla, boyundan büyük laflar etmeyi, çoğu kez desteksiz hatta mesnetsiz kelamlar serdetmeyi, bu serdettiği şeylerinse muhatabı tarafından sorgusuz sualsiz kabul edilmesini bekliyor. Hatta beklemekle kalmıyor, şu ya da bu gerekçeyle fütursuzca dikte etmeye kalkıyor muhatabına. Bunun için kavramları eğip bükmekten, bizi etrafında toplayan değerleri iğdiş etmekten, kelimeleri ve onlarla kurulan cümleleri, nihayetinde bizi diğerleriyle buluşturan dili, kendi fildişi kulelerini kurmak, kendi egolarını tatmin etmek adına hunharca kullanmaktan çekinmiyorlar. Hatta meseleyi bir adım öte taşıyıp, ürettikleri mitlerle (siz ona putlar da diyebilirsiniz) sizin değerler dünyanızı belirleyen davanızı, siyasi tercihlerinizi, inançlarınızı bir kurt gibi kemirmekten çekinmiyorlar.

Doymak bilmez iştahlarının önünde engel gördükleri herkese ve her şeye amansızca saldırıyorlar. Bunu yaparken suret-i haktan görünüp, adeta kuzu postuna bürünmüş kurt gibi toplumca kabul gören ne kadar değer, kişi, görüş varsa onların arkasına saklanıp, sizin herhangi bir itirazınıza siper ediyorlar. Bazen bir şehrin yöneticisi olarak, bazen bir kanaat önderi olarak, bazen kasalarındaki paraların çokluğuyla övünen bir işadamı olarak çıkıyorlar karşımıza. Omurgasızlar ve bir bukalemun titizliğiyle her ortama uyum sağlamakta, aramıza bu yolla karışmakta pek mahirler. Kendilerini ve kendilerinin şekillendirdiği etraflarını eleştirilemez ve dahi eleştirilmesi ima dahi edilemez âdemoğulları olarak görüyorlar.

Bu güruhun hayatın her alanına alabildiğine sızdığı günümüz dünyasında, siyasetten ekonomiye, eğitimden sosyal ve kültürel hayata, aileden dine hayatın bütün alanlarında iğrenç bir sığlıkla karşı karşıyayız. Özün kaybolduğu, zevahiri kurtarmanın derdiyle koşuşturanların hâkim olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Kim bu hayhuyun içinde çıkıp; “Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak” deme gafletinde bulunsa linç ediliyor, Bu sağırlık, bu körlük, bu şaşılık hali bizi mahveder, bu dünya, bu ülke, bu şehir, bu sokak bu sıkleti daha fazla kaldıramaz deme cesaretini göstermeye kalkanlar acımasızca değersizleştiriliyor, toplumu bir arada tutan yapı taşları olan değerler bu kakafonik güruhun yönlendirmesiyle, müdahalesiyle kadükleştiriliyor.

Bütün olup bitenleri sadece seyretmek zorunda bırakılanlar ise şaiirin dediği; “kardeşlerim yaklaşıyor yaklaşmakta olan” mısrasındaki yaklaşanı bekliyor çaresizce arafta.

beyinsşz

Mustafa KELOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: