Kazan’a Kısa Bir Seyahat

Servet Kızılay yazdı…

Rusya’nın önemli ve en büyük şehirlerinden biri olan Kazan’a çok kısa süreli bir seyahat etme şansı buldum. Bu süre, yeterli genellemeler yapmaya doğal olarak izin vermeyecek bir durum. Gördüklerimiz, dışarıdan genel bir panorama niteliğinde.

Son dönem Hanefi Fıkhının en büyük alimi, Toshihiko İzutsu’nun da hocası olan Musa Carullah’ın şehri Kazan, oldukça büyük değişim içinde. Halkın gelir düzeyi ve yaşam standartları nispeten yüksek. Her yer rezidanslarla çevrilmiş. İnşaatlar da sürekli devam etmekte. Kazan’daki fiziksel dönüşüm işin bir kısmı. Asıl kısım, modern ve siyasal unsurların Tatarları tamamen adapte edebilme gücünde. Yani insanın gözünü kapatıp oraya koyduklarını sonra açtıklarını düşünün; kimse Tataristan’da olduğunu, tarihsel-kültürel ve dini unsurların izlerini kolay kolay göremez. Oradaki dönüşümü yalnızca siyasal baskı, cebir ve benzer yolla açıklayamaz. Açıklasa bile eksik ve hatalı bir şeye işaret eder. Şüphesiz siyasal akıl, dönüşümün faili olarak çok önemli rol üstlenmekte.

52188084_2308171309459818_3097617026185691136_o

Tatarlar, Kazan’da her zaman farklı kültürlerle iç içe olmuş, kozmopolit bir şehir olarak farklı kültürel unsurları tecrübe etmiş. Tam bu noktada post-kolonyal teorilerde tartışılan meseleler akla geliyor: Acaba Tatarları kendi haline bırakılsa Avrupa’nın en büyük Oyuncak-Sarayını Kazan’da inşa edebilirler miydi, ya da şehirleri böyle kurabilirler miydi? Vb…

Kazan’ın merkezinde Kremlin var: Bu Kompleks yapı içinde Rusya’nın en büyük Camisi bulunmakta. Hemen arkasında devasa bir Kilise ve diğer yapılarla çevrili. Cami, bir müze gibi işlev almış, vakit namazında (ikindi vakti) 4 ya da 5 kişi fakat oldukça lüks ve gösterişli. Eski Kazan’ın olduğu yerde de bir cami ve ahşap evlerden oluşan küçük bir cadde bulunmakta. Merkezi geniş, birbirini paralel kesen yollarla, karşı yakaları birbirine bağlayan köprülerle örülü. ‘Şişko Kedi’ oranın sembolü. Yemek konusunda fazla zorluk çekmedik. Yenebilecek şeyler fazla. Damak tadına uygun şeyler, Tatar mutfağında öyle ya da böyle yakalanabilir.

Türkiye’deki Milliyetçilerin hiç hoşlanmayacakları, ideallerinde kurdukları gibi olmayan bir değişim, anlayış var. Kazan’daki değişim, zihnimi gözümden daha fazla meşgul etti. Çünkü buradaki durum ne Fransa’nın Mağrib’te yaptığına benzer (Fas’ta gördüğüm kadarıyla) ne de Almanya’nın “Entegrasyon” programıyla yaptığına benzer (Almanya’da gördüğüm kadarıyla). Burada başka bir durum olmalı. Aslında başlı başına Bilimsel bir araştırma konusu olabilir ve kendi kendime Kazan’daki nerdeyse doğal hale gelen-gelmiş uyumun Türklere de Kürt konusunda örnek olup olamayacağını sordum. Elde yeterli veriler, incelemeler, bulunmaması, genel bir hükme varmak için çok erken olacağını bu işi uzman sosyologlara, antropologlara bırakmayı hatırlattı.

Kazan’da gördüğüm en büyük yapı, şehrin adının geldiği o büyük Kazan anıtı ve dört köşesindeki mitolojik heykeller değildi. Daha derinde duran; bir şeyin çıktığı değil; vardığı yerin, artık insan için belirleyici olmasıydı. Modernite’nin hızlandığı ivme burda olsa gerek. Bu kısacık zamanda şehirde gördüğüm (cami hariç) dinsel gösterge, rezidansa iliştirilmiş bir tabelaydı: “Salavat City”.

51415493_2308171942793088_9145551468583976960_o

Servet KIZILAY

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: