Şimşir Taraklarla Birlikte Kaybolup Gidenler…

Arif Bilgin yazdı…

ahşap tarak
İstanbul Kazılarında Bulunan 1200 Yıllık Ahşap Tarak

Kadınların tahta tarakları vardı bir zamanlar, şimşir ağacından yapılmış olanını tercih ederlerdi. Sonra aynı şekillerde naylon taraklar çıktıysa da tahta tarakların tahtını asla sallayamadı; yine de onlar kendiliğinden çekildiler bir kenara.

Evdeki kadın, gelin ve kızlar ardı ardına çimerlerken saçlarını killedikten (yani suda ıslatarak iyice dağılmış ve çok cıvımış çamurdan avuçla alıp saçının her yerine sürdükten) sonra sık sık taranırlardı. Bu zaman içinde tarak uzun zaman suda beklediği ve ıslak durduğu için şimşir de olsa eskimeye başlardı. Eskimesi demek dişlerinin en ucundan dikey olarak çatlaması demekti. Saçları çekerdi, çok acıtırdı, çatlak büyürse hiç taratmazdı; bu sebeple ille yedek tarak aldırırlardı…

Zemin kat taş zeminli girişe veya oturma odasının alt köşesine bir metre kare büyüklüğünde kara betondan yapılmış, eğimli köşesinde pis su gideri için açılmış delik olan, kap kacaktan, çocuk bezine, çocuklardan büyüklere, sebze meyveye kadar her şeyin yıkandığı ve en çok da abdest alındığı çâa (ca) denilen yerde yıkanırdı hanımlar. Hem alt katta hem üst katta da çâa olabilirdi. Yıkanmadan önce taraklarını da kil tasının üzerine bırakarak hazır ederlerdi…

naylon taral

Orta halli kadınlar bile öyle her gün saç taramazdı. Zaten tülbent/bürgü ile sürekli kapalı tuttuğu için kimsenin görüp kınamayacağını bildiği için tarama ihtiyacı da duymazdı. Kızlar hemen her gün taranırken kadınların kimi iki üç günde bir, kimi beş günde, kimi haftada bir taranırdı; haftada bir taranan belki daha da umursamazdı, ama kocası akşam yemeğinden sonra çocuklara çaktırmadan “Sobanın üstüne güğümle su koy, belki gerek olur” imasında bulununca iş değişirdi. Bazı orta yaşa yaklaşmış kadınlar aklına düştüğü zamanlarda taranırdı ki böyleleri konu komşuları arasında ‘kirli/pasaklı’ olarak bilinir ve uygun lakaplar takılırdı. Kirli Emiş, Pasaklı Şadiye, Saçaklı Şükran, Yoluk Eşe gibi…

Az taranan saçlar, yatıp kalkarken birbirine karışır ve dolaşır; bunları tararken açmak kolay değildir. O yıllarda hele de kış aylarında banyo imkânı da azdır. Horantanın hemen hepsi aynı odada yatıp kalkmaktadırlar. Okula giden çocuklar da varsa bitin, pirenin hatta tahtakurusunun yayılacağı ortam hazır demektir. Yayılırlardı da… Askeriye ve okul gibi toplu yaşanan yerlerde sık sık bit kontrolü yapılırdı, diyeyim de o günleri yaşamayanlar anlasınlar.

Bitten şüphelenmişse falanca kadın, kimsenin gelmeyeceğine aklının kestiği bir zamanda odasının aydınlık bir yerine veya örtmesinin, balkonunda, toprak damının güneş alan bir köşesine bağdaş kurarak oturur, dizlerinin üzerine genellikle beyaz tülbendini açar, uzun saçlarını ön tarafa verip taranmaya başlarlardı. Sık sık taranmayanların saçı yapağı gibi/yoluk yoluk olacağı için önce geniş dişli tarafı ile yukarıdan aşağı yavaş yavaş tarayarak dolaşık yerlerini açar, açamadıklarını yolunma pahasına zorlar ve epey yoluna kordu; sonra sık dişli tarafıyla arada bir suya batırarak onlarca kere tarardı. Banyo yapmışsa örerdi yapmamışsa öylece bırakırdı. Laf aramızda, beyaz tülbent açmalarının iki sebebi vardı, biri tararken dökülen saçları görmek ve toplayıp birbirine doladıktan sonra gelip giderken bir duvarın kovuğuna sokmak idi; öyle ya insan organını tırnak ve saç dâhil yakmak günahtı; ikinci sebebi de bit ve sirkesi (bit yumurtası/larvası) varsa dökülmesini sağlamaktı. Böylece bitlenip bitlenmediğini anlayacaktı. Eğer sirke varsa kırdırması gerekirdi. En güvendiği ve özellikle karşılıklı bit kırıştığı bir arkadaşını çağırır, onun dizine başını kor; arkadaşı da saçlarının dibinden itibaren inceden inceye didikler, sirke bulursa onları iki başparmağının tırnakları ile sıkıştırıp öldürürdü. Başı açık olarak güneşlenmek ve güneşte taranmak da biti ve sirkeyi önemli ölçüde yok edici yöntemlerden biridir…

mmmamamamama

Arif BİLGİN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: