Atatürk Ve Green Book

Alaattin Diker yazdı…

Bazen insanlar arzu etmedikleri halde tarihe öncülük yaparlar. Amaçları ‘normal’ bir hayat sürmektir aslında…

Bu anlamda siyah derili Amerikalıların 20. yüzyılın ortalarında kendi ülkelerinde rahatlıkla seyahat edemediklerini görüyoruz. Yolculuk esnasında birçok yerde düşmanlık ile karşılaşıyorlar ve gezi onlar için adeta bir ‘riske’  dönüşüyordu. Ancak Victor Hugo Green adlı bir posta işçisi evde kalmanın da bir çözüm olamayacağını gördü.  Bu yüzden 1936’dan itibaren her yıl The Negro Motorist Green Book adı altında rehber yayınlamaya başladı. Çünkü, 1960’ların başında çıkan son sayının giriş bölümünde de belirtildiği gibi: “Tatile gidenlerin çoğu (…), onlara günlük yaşamın kaygılarından uzaklaşmayı, dinlenmeyi ve huzur sunan bir yer arar. Siyahi gezginler (…) istisna değildir.” 

Green, öncelikle seyahate çıkmak isteyenlere yöneldi. Kendi aracıyla yolculuk yapma fikri, ırklara göre ayrılmış otobüs ve trenlerden kurtulma imkânı veriyordu. Ancak yolda durdurulma tehlikesi vardı. En kötü durumda, gün batımından sonra sokakta hiçbir siyahi insanın ortalıkta görünmemesi gereken şehirler bulunuyordu ki onlar “gün batımı kentleri” olarak anılıyorlardı. Beyaz otel sahiplerinin beyaz olmayan misafirleri otele kabul etmemesi ise çok olağan bir durumdu.AdsızBu nedenle Green, herkesin hoşuna gidecek ipuçları verdi rehber kitaplar ile. Washington Post gazetesine göre; ırkçılık zamanlarında “kara incil” sayılıyordu bu rehberler. Veya Australian Smith Journal’ın belirttiği gibi: “Neredeyse yarım asır boyunca kullanışlı kılavuz idiler. Afrika kökenli Amerikalıların yemek ihtiyacını karşılamak, uyumak veya dans etmek, saç kesimi veya cilt bakımı, yakıt ikmali yapmak, yeni bir elbise satın almak ya da bir çift ayakkabı almak için için güvenli yerler bulmalarına yardımcı oldu bu rehberler.”

Amerika’da hak ve özgürlükler hareketi ortaya çıkmadan çok önce Green bu yönde adımlar atmaya karar vermişti ve işlerin zamanla rayına gireceğini umut ediyordu. Postacı Green, ilk başlarda pratik bilgileri kendi meslektaşlarından topladı. Onların katkıları ve yerel bilgileri sayesinde kapsamlı adres listeleri oluşturdu. Gerek reklam alamadığı gerek kitapçılarda satışına engel olunduğu için okurların adreslerine posta yoluyla gönderildi bu kitaplar. “Yeşil Rehber” yaklaşık 100 sayfa ebadına ve 15 bin tiraja ulaştı ki bunların birçok kez el değiştirdiklerini varsayabiliriz.Green Book 2İlkin Green, New York City bölgesi için ipuçları toplamaya başlar.  Ancak ilgi o kadar büyüktür ki Amerika Birleşik Devletleri ve daha sonra da Kanada ve Meksika şehirleri için de rehberler hazırlanır. Kapaktaki başlık, bu rehberlerin sanki bir yoldaş olarak tasarlandığını göstermektedir: “Yeşil Rehberinizi yanınızda taşıyın-çünkü buna ihtiyacınız olabilir”.

Kültür tarihi uzmanı Candacy Taylor; bu rehberin siyahları uyardığı, hatta saldırıya uğramaktan kurtardığı sonucuna varmaktadır. Ancak Green, siyahlara korku hissine kapılmaktanher zaman kaçınmaları gerektiğini aşıladı; baskılarda sürekli neşeli resimlere kullandı ve olumlu izlenimlere vurgular yaptı. Siyah gezginler, rehber kitapların iyimser Green‘in dediği gibi, kendilerini “Beyazlar arasına birer iyi niyet elçisi olarak” gönderildiklerini anlattılar etraflarına.Green Book 7.jpgGreen Book başarısının bir parçası olarak, Green en sonunda Afrikalı Amerikalılar için bir seyahat acentesi açtı. Ancak en büyük dileği, çalışmasının bir gün gereksiz olmasıydı. 1949 gibi erken bir tarihte, ”bu kılavuzun artık yayınlanmayacağı günler elbet bir gün gelecek” diye yazdı. Green‘in çocukları, 1964 yılında çıkarılan İnsan Hakları Yasası uyarınca ABD’de eşit haklara ilişkin yasal girişimlerde bulundu. Bu rehberlerin yayınını hemen durdurup siyahların eşit haklar mücadelesinde hak ettikleri yeri aldılar.

Dün akşam izlediğim ‘Green Book’ filmi ilkin bana bir başka tarihi gerçeği hatırlattı. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nasıl sağlam temeller üzerine kurduklarını ve tezlerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha gösterdi: ”Türkiye ahalisine, din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) kabul edilir.”(1924 Anayasası / 88. Madde)

Bu sayededir ki, Süleyman Demirel, Turgut Özal  ve Recep Tayyip Erdoğan gibi Anadolu çocukları Cumhurbaşkanı seçilebilmişlerdir.Green Book 3Alaattin DİKER

Not:’Green Book’ filminin eleştirisi daha sonra yapılacaktır!

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: