Sen Mühendissin, Ne Anlarsın Esnaflıktan?

Gökçen Demiray Erkek yazdı…

tuhahahafiye.jpg

Sene 2002…

İşyeri açmaya karar verdim. Bu arada kriz var, bütün insanlık âlemi bent olmuş karşıma dikilmiş, beni deli olduğuma ikna etmeye çalışıyor.

“Epi topu üç kuruş geçti eline, onu da batıracak Allah’ım YaaaaRebbbiiiimmm!”  modunda herkes.

“Sen mühendissin, memur çocuğusun, ne anlarsın esnaflıktan?

Yaşım 26 azıcık param var. Mühendislik firması açmam imkânsız. Açsam yürütmem imkânsız. Çocuğumla beraber anca evimin karşısındaki ana caddeye tuhafiye açabilirim. Adı üstünde tuhafiye, aklıma gelen her şeyi satabilirim. Gayet mantıklı. Tutarsa oradan yürürüm. Deneyimim yok ama yeteneğim var. Aklı selim tanıdıklarla konuşmuşum, artıları eksileri hesaplamışım. Onlar bana en uygun işin esnaflık olduğunu, ikna kabiliyetimin harika olduğunu, çok dürüst olduğumu, bunun kısa vadede değilse de uzun vadede ticarette kazandıracağını söylemişler.

Tamam işte. Fizibilite çalışmaları tamamlanmıştır.

Derken elimde ajandam ve kalemimle bööyüük şehrin toptancılar çarşısında soluğu almışım. Soruyorum, not alıyorum, adeta bir röportaj. Akşam oldu yorulduk haliyle. 3 mühendis bugünlük bu kadar yeter diyecekken son toptancı arkadaş dedi ki: “Hanımefendi, mesleğiniz nedir?”

mühendis

“Mühendisim”

” Kusura bakmayın da siz bu kadar akılla dükkan mükkan açamazsınız?”

Tabi hafiften gülümsedik ama içimde atlılar çatlayacak gibi koşturuyor, nefesim sıkışıyor.

“Hallederim” dedim ve oradan uzaklaştık.

Elimde hesap makinesi sabahlıyorum.

Öyle olursa, böyle olur, böyle olursa, şöyle olur.

Derken tükanı açtım hamdolsun. Ama böyle bir yorgunluk yok. Tecrübe olmayınca bir düzen veriyorum olmadı baştan. Esnaflığı yeniden icad ediyorum resmen. Günde 4 saat uyuyorum. Zombiye ne zaman dönüşürüm merak içindeyim. Derken iş tecrübesi olan birkaç kişi yardıma koşuyor fikir veriyor, biraz düzene giriyoruz. Falan filan 10 yıla yakın çok zevk alarak yaptım o işi. 3 ayda bir  İstanbul, Ankara, İzmir geziyoruz şehrimizde ne yok buluyoruz, getiriyoruz çok da güzel satıyorum. Hem eğleniyorum, hem geziyorum, hem yoruluyorum. 😂 😂

Baktım artık yerime sığmıyorum. “İşi büyütmeli vizyonumu yenilemeliyim.” kararı ile tekrar fizibilite çalışmalarına başlamıştım ki eşim:

“Güçlerimizi birleştirelim, büyüyelim enerjini mühendislik bürosuna harca, birbirimizi daha çok görelim.” düsturu ile beni ikna etti. 😆

Aşağı yukarı o kadar yıl daha beraber çalıştık diyebiliriz. Ufaklık doğunca ben kısmi sözleşmeli emekli olarak işime devam ediyorum. 😎(Literatüre yeni bir iş kolu kazandırmanın mutluluğu içerisindeyim.)

Derken yine bir ekonomik kriz ben yine başka bir iş alanına doğru kaymayı düşünüyorum. Şu ülkeyi doğru düzgün yönetin kardeşim. Her şeyi benden beklemeyin. Sürekli iş kurup destek çıkamam ki. Te Alaağaaam!…

ekonomi

Gökçen Demiray ERKEK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: