Hutema Kuyusunda Miraç

Muaz Ergü yazdı…

mmmmm

Bu gece Miraç Kandili’ni eda ediyoruz. Mirac’ı, kandili kutluyoruz… Gün be gün daha da alçalan, merhametin irtifa kaybettiği, insanlığın bulanıklaştığı, vicdanın silikleştiği, kötülüğün mutlak egemenliğini ilan ettiği, şeytanın masum bir melek suretinde dolaştığı dünyamızda baştan sona insani yükselişin sembolleriyle dolu hatta bizatihi yükselişin kendisi Miraç Kandili… Her şeyin birbirine karıştığı, sınırların yok olduğu, postmodern zihnin dokunduğu her bir şeyi bulanıklaştırdığı daha doğrusu derin bir paradoksun cenderesine sokulmuş bir zamansallıkta kutluyoruz Mirac’ı. Görselliğin, gösterinin tek hakikat kılındığı, içeriğinden boşandırılmış ritüellerin eğlenceye dönüştürüldüğü bir zamansallıkta… Miraç’ı kutladık dünyasallığın karanlık kuyularında, düşmüşlüğün dipsizliklerinde.

ssssssaaaaaaaaa

Miraç… Sonsuzca yükseliş, arınma, ruhanî bir devrim. Ruhunu yitirmiş, baştan ayağa madde çukuruna yuvarlanmış dünyamıza bir Miraç daha geldi. Bir Miraç’ı daha göndereceğiz geçmişin koynuna. Bir ayin edasıyla kutlanılan, değiştirmeden, dönüştürmeden, uyandırmadan, uyanmadan geçip giden…

Miraç, Muhammed’ül Emin’in en kutlu, en güzel yolculuğu… Kul olmak zaten bir ömür boyu yolda olmak değil mi? Yola revan olmak… Bir yürüyüş eylemişti Aziz Nebi Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya… Bir yürüyüş geceleyin. Tefekküre, aşka, yüceliğe…

Miraç Kandili’ni kutluyoruz. Mescid-i Haram’ın etrafı büyük otellerle, kibir kuleleriyle turistik bir beldeye dönüştürülürken. Mescid-i Aksa işgal altındayken… İnsanlığın kurtuluş muştusunun kâinata yayıldığı kutlu beldeler şimdi unutulmuşluğun, işgal edilmişliğin, parçalanmışlığın, insafsızlığın avuçlarında melül mahzun. İslam Milleti imamesi kopmuş bir tespihin taneleri gibi dört bir yana savrulmuş. Hatırasız, hayalsiz, düşsüz, düşüncesiz… Ümmet birliği, dirliği, rahmeti, bereketi kaybolmuş bir yığın sanki. Ümmetin ülkesinde, obasında, yurdunda zulüm, adaletsizlik, iffetsizlik, utanmazlık, acımasızlık kol geziyor.

ssaaaaa

Mekke, Kudüs… Mübarek beldeler. Bir sonsuz yürüyüşün mekânları. Her sokağına, her köşesine aziz hatıraların gizlendiği, İbrahimi tecessüsün soluklandığı yeryüzü incileri. Biri doymak bilmeyen hırsa kurban ediliyor diğeri İsrail vahşiliğine. Boynu bükük şimdi Kudüs’ün. İbrahim’in yorgun alnına yüzlerce keder çizgisi çekilmiş. Davut en ağlamaklı sesiyle okuyor mezmuru. Musa üzgün dönüyor Turu Sina’dan. Dünya utançtan bir küre gibi dönüyor. Selahattin dönüp gelmiyor o uzun seferden. Masallar yok, menkıbeler bizi anlatmıyor şimdi. İbrahim kimdi? Kudüs neresi? Muhammed’in Burak’ı nerede tökezledi? Meryem, en bakire düşlerine İsa’nın özlemiyle hangi mağarada yattı?

xvcxvsdvvd.jpg

Kandilmiş… Miraç kandili. Muhammed’ül Emin’in yükseldiği geceymiş. Şimdi hepimizin yükselişi rakamlara bağlanmış. Kaderimiz borsalara… Gülüşümüz uluslararası finanslara esir edilmiş. Faiz hadleriyle ölçülür olmuş insanlığımız, kredi notlarıyla… Bankalar, borsalar istiareye yattığımız yeni mabetlermiş, para yepyeni tanrı… Evet, renklerin, reklamların, imajların, neonların, sahteliklerin, insansızlığın düşüklüğünde Mirac’ı kutluyoruz. O kutlu yükselişi… Sarhoşluktan, serkeşlikten, başı dönmüşlükten anlayamıyor kimse neyin ne olduğunu. Körkütük düşüyor dünya hutemaya körkütük… Hutemaya kör kütük…

hutemam

Muaz ERGÜ

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: