İsmet İnönü’nün Evine Hiç Gittiniz Mi? Kitaplara Dalmak Nasıl Bir Duygudur? Kısa Kısa Notlar…

Yücel Feyzioğlu yazdı…

Tanıyan biriyle İzmir’i hep gezmek istiyordum. Hikâye ve masal anlatıcısı Ferhat Budak aldı beni. Konak’tan başladık. Saat kulesine pijama giydirip bakıma almışlar. Bu eserin güzelliğini ancak çevresine konan güvercinlerle hissedebildik. Halkımızı Batı’nın dakikliğine alıştırmak için Osmanlı İmparatorluğu 1901 yılında 58 kentte saat kulesi yaptırmış. İzmir saat kulesi de onlardan biri. Sahilde, geniş meydanın ortasında, belediyenin karşısında. Belki de İzmir’in en güzel yeri burası…

Kıyı boyunca körfezi nefis bir bulvar boydan boya sarıyor… Seyir sekileri de çok hoş. Ama etkili ve yetkili kişiler binalarıyla denizi bir sur gibi İzmir’e kapatmışlar. İzmir boğuluyor. Hiç mi şehircilikten anlayan bir adam gelmemiş buraya? Bütün kıyı kentlerimiz böyle. İzmir bari olmasaydı. Bu nasıl bir aymazlıktır? Girit köylerinde bile sokaklar dikine denize iniyor, denizden gelen esinti ferahlık getiriyor diye yazmıştım. Umarım yeni başkan Soyer tepelere doğru yeni caddeler, sokaklar açar, şehri ferahlatır…

FB_IMG_1555066606982

Kızlarağası Hanında..

Ferhat beni Kızlarağası Hanına götürüyor. Tipik Osmanlı Pazar mekânları. Restorasyonu çok güzel yapılmış. Kahveler, tatlıcılar, lokantalar. Her mekan tıklım tıklım dolu. İnsanı yüzlerce yıllık bir geçmişe götürüyor mimarisiyle, esnafı ve müşterisiyle. Seviyorum böyle yerleri. Ferhat herkesle selamlaşıyor. Bu bölgede büyümüş. Tam bir mahalleli. Kıskanıyorum onu. Ben nereye gittiysem hep yabancıyım… Çayımızı yudumluyoruz. Sağdan soldan tatlılar getirenler oluyor…

thumbnail_FB_IMG_1555066620233

İsmet İnönü Evinde…

Dar sokaklardan yukarılara tırmanıyoruz. İsmet İnönü’nün doğduğu mütevazi küçücük bir ev. Bahçesi bir metre eninde beş metre uzunluğunda var yok. Birinci katta iki oda bir mutfak var. Mevhibe Hanımın ve İnönünün günlük eşyaları. Atatürk ve diğer komutanlarla fotoğraflar ve kitaplık. Ev, müze olarak açılmış. Bu küçücük büyülü evde doğup koca emperyalizmi yenmek nasıl bir dirayet, nasıl bir zeka isterdi acaba? Onur duyarak ve duygulanarak geziyoruz. İsmet İnönünün eşyalarına dokunarak, bastığı tabana basarak… İnsan bekliyor ki, müze dolup taşsın… Nerdeeee!..

thumbnail_FB_IMG_1555066639741

Ünlü futbolcu Metin Oktay’ın doğduğu ev var biraz ileride. Orayı da ziyaret ediyoruz. Bu ev bahçesiyle İnönü evinden daha büyük, kamusal bina olarak kullanılıyor. Sonra arkeoloji müzezine yöneliyoruz.

On Bin Yıllık Bir Geçmiş…

Dar sokaklardan müzeye doğru yürüyoruz. Ferhat top koşturarak bu sokaklarda büyümüş. Hâlâ yoksul insanlar oturuyor bu mahallelerde. Çocuklar top oynuyor, kadınlar kapı eşiklerine oturmuş sohbet ediyorlar. Biraz ilerisi Yeşilova Tepesi. Müze orada. Ferhat, “yoruldun mu abi?” diye soruyor.

thumbnail_FB_IMG_1555066642168

Mario Moreno Sokağından Yukarı… Asansörde Sürpriz… 

Sokaklar fakir ama temiz. Mario Moreno’nun doğup büyüdüğü ve üne eriştiği sokaktan geçip Duvar Kitapevine gidiyoruz. Yüzlerce, binlerce kitap. Birer evlat gibi hepsi. Hangi birini okuyacağım diye çaresizliğe düşüyorum. Orada da iki kişiyiz. Bir yudum soluk alıp bir çay içtikten sonra Asansöre dönüyoruz. Asansör 1907 yılında bir Musevi vatandaşımız tarafından yaptırılmış İzmir’in ilk asansörü. O nedenle o semt Asansör diye anılıyor. Asansörle 58 metre yüksekliğe çıkıp oradaki kafelere oturuyor, İzmir’i tepeden izliyoruz. Muhteşem bir görüntü. Kafelerde yer yok. Zar zor dört kişilik yerde sandalye buluyoruz. İki yabancı var. Tanışıyoruz. Hamburg’tan gelmişler. İsim söyleyince ikisinin de gözleri parlıyor. “Masal yazarı değil misiniz siz?” Ferhat ve benim için bir sürpriz.

FB_IMG_1555066589740 (1)

Kitaplar Arasında… 

Gittiğim kentlerde tanıştığım yazarlar incelik gösterip kitaplarını imzalayarak hediye ediyorlar. Ben de o anda okumazsam kitap yığılıyor. O nedenle zaman yaratıp okuyorum mutlaka. Bu sefer de iki değerli yazarımız kitaplarını imzaladı. Biri Hamza Parıltı. Kitabı: “Ateşten Ata’ya” anı kitabı. (Ada Yayınları) Değerli bir eğitimci Hamza abi. Aynı köyde büyümüşüz. Kitabı bir solukta okudum. Ortak tanıdıklarımızı da anlattığı için kitap beni daha çok içine çekti. Sonra oturup kitabı tartıştık. Görüşlerimi bilmek istiyordu, söyledim.

Son toplantım üniversitedeydi. Değerli akademisyen, yazar ve müzisyen Seçkin Sarpkaya üç kitabını (Karakum Yayınları) heyecanla imzaladı. Başım son derece karışıktı, ben ona imzalayamadım, hâlâ üzülüyorum. Daha yolda başladım kitaplarını okumaya. “Türklerin Şeytani Masalları” iyi bir inceleme. Son dönemlerde özellikle özel okulların ve bazı eğitimcilerin ağzında sakıza dönüşen “rol model” olmak, çocuklara “dikensiz gül bahçesi” sunmak gayretinde olanların bu kitabı okumasını çok isterdim. “Dev, cin, cadı, canavar, ejderha, şeytan, şahmaran” gibi figürlerin masallarda ve efsanelerde nasıl simgesel işlevsel olduğunu somut örneklerle görmüş olurlardı. Birçok değerli görüşten alıntı alırken onların birebir benzerlerini acaba Sarpkaya özetlese tekrarlardan kaçınmış olmaz mıydı diye düşündüm. Sarpkaya’nın “Tebriz’den Masallar”ını da bir solukta okudum. Türk dünyasının ortak masal kahramanlarının ayrı bölge ve ülkelerde ayrı hikayeler içine yerleştirilerek aynı motiflerle anlatıldığına da bu kitap güzel bir örnek olmuş. “Cırttan” figürü, benim Kuzey Azerbaycan’da derlediğim “Cırttan”ların aynısı, anlatım farklı, konular yer yer değişik. Sarpkaya’nın derleyip yazdığı “Karafatma Hanım” ile benim yazdığım “Pıspısa Hanım ile Sıçan Soluk Bey” aynı karakter. Hele Tebriz’de anlatılan “Tahtadan Giysi” ile benim Makedonya’dan derlediğim “İncili Göz ile Sihirli Gül” aynı masal ve kültür birliği bakımından ne kadar ilginç. Bütün masallarda ortak figürler, benzer ve ayrı hikâyeler buldum. Seçkin Sarpkaya emek veriyor, kolaya kaçmıyor, masal pek popüler oldu diye haydi ben de bir şeyler yapayım duygusuyla çalışmıyor. Güç olanı başarıyor, geleceği parlak bir bilim insanı. Kutluyorum kendisini.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yücel FEYZİOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: