Mekânsal Muhayyile

Aliye Çınar Köysüren yazdı…

sosyolojiii.jpg

Toplumun kuşatıcılığı kadar, tarih ve kültürün belirleyiciliği hatta mekânın varoluşsal bağlam olarak bir çeşit `kültürel prizma` işlevi gördüğü inkâr edilemez. Dolayısıyla mekânsal muhayyile görmezden gelinemez.

Wright Mills’in ortaya attığı sosyolojik imgelem (imagination) kavramsallaştırması, yaşamlarımızın (bireysel), bilhassa da sosyoloğun, toplumsal ve tarihsel boyutları arasındaki bağlantıları göz önünde bulundurmayı ifade eder. Sosyolojik imgelem bizim yalnızca bireyi ilgilendirir görünen pek çok olayın gerçekte daha geniş sorunları/anlamları yansıttığını görebilmemizi sağlar. Tam da bu noktada bir boyut ilave etmeliyiz ki, o da mekândır. Kişinin düşünmesi ve farkındalıkları bulunduğu mekândan bağımsız değildir. Bu mekân ister bürokratik, ister apolitik isterse de sivil olsun, sonuçta mekândaki toplumsal örüntülerin de ortak bileşeni vardır. Dolayısıyla mekân toplumsal yapıyı belirler. Hatta hafıza için bağlam oluşturur. Marcel Proust Kayıp Zamanı yakalayan pek çok somut ögeye işaret etmişti. Örneğin geçmişte bir Cafe`de yenilen bir kurabiye, yıllar sonra, kendisinde neleri iliştirmiştir, neleri hatırlatır… Bunun gibi mekân da, sosyolojik imgelemin bağlamıdır, onun önemli bir boyutudur. Zira uzun yıllar önce gittiğimiz bir mekâna yeniden gidip anılarımız canlandığında, sadece bir yeri hatırlamayız; o mekâna tutunan, tarih, anı, özlem, hüzün ve sevinci yeniden anımsarız ki, iste bu mekânın hafızasıdır.

köyyyyy

Zihinsel bir yöntem olan sosyolojik imgelem, sosyolojik bir durum veya olay anında özeldeki geneli görme amacı taşır. Yani bireyin hayatında ona özel olan bir olay ile toplumun o anki durumu arasında bağlantı kurmamızı sağlar. Örneğin ülkemizde Ankara`da hayatını sürdürenler ile Muğla`nın bir yaylasında toplumsal olayları düşünenler bile farklı olabilecektir. Zira düşüncelerimiz uyaranlardan bağımsız değildir. Toplumsal tahayyül (imagination) ile, olaylar ile tarihsel boyut arası köprü kurularak toplum anlaşılmaya çalışılır. Olaylar, mekânlar ve tarihsel boyut arasında irtibat kurulursa bu, daha bütünlükçü bir bakıştır. Garip bir şekilde bu tarihsel boyut ile buluşma da, `mekânsal mesafe` önemli olur. Bunun içindir ki, çoğu düşünür, entelektüel seyri ile, kültürel ve tarihsel boyut arasındaki koşutlukları, rutin hayatını bıraktığı, başka mekânlarda fark eder.

Coğrafi ve sosyolojik muhayyile arasındaki bu ayrım, kentin sorunları söz konusu olduğunda yapaydır, ama kent hakkındaki düşünce biçimlerini incelediğimizde çok gerçektir. C. W. Mills de aralarında olmak üzere güçlü bir sosyolojik muhayyileye sahip olan birçok kişi vardır ki, mekânsız bir dünyada yaşayıp çalışıyormuş gibi görünürler. Güçlü bir “mekânsal bilinç” ya da “coğrafi muhayyile”ye sahip olan bazıları da, mekânın biçimlendirilmesinin toplumsal süreçler üzerinde ne kadar derin bir etkisi olduğunu göremezler. Günümüzde pek çok güzel mekân vardır ancak yaşamak için elverişli değildir. Çünkü içindekileri karmaşık örüntüsüyle belirler ve zorlar. Bu sosyolojik ve mekânsal yaklaşımlar arasındaki ara yüzeye birçok birey, birey grupları, hatta disiplinler dahil olabilir. Sosyolojik muhayyileye sahip olanlar arasında, mekânsal boyutların toplumsal süreçler üzerindeki etkisini fark etmiş olanlar da çoktur. Kent, çalışma ortamı, hatta evin dizayn biçimi bile çoğu zaman insanın düşünme şeklini değiştirir. Bir bilgenin dediği gibi, tabiatı ve köy  hayatını bir tabiat ve doğallık olarak düşünürsek sağaltıcıdır, ancak yaşam alanı olarak görmeye veya orada hayatımızı idame etmeye başlarsak ruhsal bakımdan da gerilireriz, belki de hastalanırız dediğini anımsayabiliriz.

ddddd

İbn-i Haldun coğrafyanın insanın biyolojisini etkilediğini söylemişti. Mekân ise, düşünce biçimini de pek tabi olarak belirler. Bölgesel bilinç, bölgesel kimlik ve doğal ya da yapay çevrelerin insan örgütlenmelerinde belirli mekânsal yapılar oluşturmak üzere, zaman içinde nasıl birbirine karıştığına tanık olabiliriz.

Mekân elbette sadece mekân değil, onun üzerindeki sosyal organizasyon, kurum, bürokrasi hatta siyaset de etkin olacağı için, bölgesel, yöresel düşünce farklılığını da kuşkusuz ilkin mekân belirlemiş olur. Örneğin, coğrafyacı ile kent planlamacısının kent süreçlerini anlama çabalarında birbirlerine uyum göstermesinin ne kadar uzun sürdüğünü düşünmek ilginçtir. Hatta tam da burada sosyolog da bir kesişim alanındadır. Çünkü toplumun organizasyonunda, örneğin denize yakın mekân ya da elitlerin bulunduğu alanın belirleyicilerinde kent tasarımcısına söyleyecekleri vardır. Misal Ankara`da Çukurambar eskiden sıradan bir yer iken, orayı öne çıkaran rant olmuştur, hatta siyasilerin rantı belirlemiştir… O kadar ki, yeşil sermaye ve siyaset bileşeni Çukurambar`ın kurucu bileşenidir. Buradaki toplumsal örüntüyü en iyi sosyolog tahlil edebilir. Hatta sosyolojik imgelem bakımından da bu örnek irdelenebilir. Tıpkı Çukurambar gibi sıradan olan biri, siyasi erk sayesinde sınıf atlamıştır. Böylece ülkenin değişimi ile kendi dönüşümü arasındaki paralellikleri buradan okuyabilir. Mekânsal biçim sorunlarının içerdiği çapraşıklıklar coğrafya alanında ilk çalışanların gözünden kaçmış gibi görünmektedir. Mekân, sadece üretim sürecindeki başka maliyetlere kaydırtabilecek taşıma ve ulaşım maliyetleri değildir, bizatihi tüketim ve üretimi bile belirler. İktisatçılar sadece üretime odaklanmaya kapıldıklarından beri mekândan yalıtılmış bir şekilde düşünmektedirler. Oysa durum farklıdır. Mekân etkin bir faktördür, Üretim, maliyet, tüketim vb. değişkenleri, mekân, kapital ve toplumsal algı belirler.

çukurambar
Ankara-Çukurambar

Aliye Çınar KÖYSÜREN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: