Mimar Mehmet Öğünle Turgut Cansever’i Konuşmak…

Muaz Ergü “Bilge Mimar” Turgut Cansever’i mimar Mehmet Öğün Bey’le konuştu.  Aynı zamanda Turgut Cansever‘in damadı Mehmet Öğün‘e teşekkür ediyoruz.

mehmet öğün
Mehmet Öğün

Mehmet Bey, öncelikle belirtelim ki siz hem merhum Cansever’in damadı hem de öğrencisisiniz. Bize hem bir baba, kayınpeder olan Cansever’i hem de mimar ve hoca olan Cansever’i anlatabilir misiniz? Kimdi Turgut Cansever?

Başta ailesinin tüm fertlerine olmak üzere, genelde insanlara ve diğer canlılara karşı sevgi ve ilgi dolu, yardımını gerektirecek bir durum hâsıl olduğunda ayrım yapmaksızın elinden geleni esirgemeyen çok özel, zarif bir kişiliğe sahipti Turgut Bey.

tttt.jpgHayatı önemseyen, ömrün her anının anlamlı bir biçimde yaşanması gerekliliğine inanan bir insan olarak çevresindekileri nafile işlerden uzak durmaya, verimli olmaya yöneltecek kendine has söylemini, muhataplarının yaşına, mesleğine uyarlayarak yılmadan dillendirirdi. Boş zaman kavramını ‘boşa’ çıkaracak şekilde tüm gününü lüzumlu faaliyetler içerisinde geçirirdi. Temel uğraşısı olan mimariyse en ciddiye aldığı alandı. Başta alakasız gibi görünen bir konu, onun dilinde bir şekilde mimarinin, şehrin, tarihin, tabiatın ince ince irdelendiği bir keşfe çıkmak için yeterliydi.

Beni en etkileyen özelliklerinin başında tüm olumsuzluklara rağmen ümitliliğini her zaman koruyabilmesi, mimari ve şehircilikte Batı karşısında en ufak bir kompleks duymadan, toplumumuzun dünyaya örnek teşkil edecek güzel bir mimariyle, yaşanabilir şehir örnekleri vücuda getirecek kudrete sahip olduğuna ısrarla vurgu yapmış olması ve doğru bildiği yoldan asla vazgeçmemesidir, diyebilirim.

Turgut Cansever şehir derken, “İslam Şehri” derken sizce neyi kastediyordu? Onun şehri sadece camilerden, çeşmelerden, evlerden, sokaklardan ibaret bir İslam şehri miydi?

Turgut Bey, ‘şehir’ derken o bölgede büyük bir ahenk, ümitlilik ve neş’e içerisinde akıp giden günlük hayatı mümkün kılan, camiler, çeşmeler, evler, sokakları, yani şehri var eden unsurlar arasındaki ilişkiler düzenini kastediyordu. İnsanı, yönlendiren, güden anlayış yerine, bireyi parçası olduğu topluluğun sorumlu bir ferdi düzeyine yükselten ‘İslam şehri’ olgusunu insanlık tarihinin en önemli kazanımı ve başarısı olarak görüyordu. Paris’i model şehir olarak Osmanlı toplumuna empoze eden anlayışın uygulamalarıyla kaybedilen şehir mekânları için sonsuz üzüntü duyuyordu.

kuubebebeTurgut Cansever dendiğinde akla hemen “kubbeyi yere koymamak” cümlesi de gelir. “Kubbeyi yere koymamak” Turgut Cansever’e göre neyi ifade ediyor? Ne dersiniz bu hususta?

Kubbe, kainatı, varlığı kavramamızı sağlayan inanç dünyamıza ait manevi birikimin, maddi (objektif) âleme yansımasına yardım eden mimari unsurların en önemlisidir; kültür coğrafyamızda, caminin varlığını uzaklardan hissettiren, gök kubbeyi temsil eden bir semboldür. Fizik yasaları gereği zeminden başlayarak yukarıya doğru çeşitli katmanlar halinde inşa edilen cami yapısı, örülen kubbe ile örtülerek, tamamlanır. Yapının mekânsal algılanması sırasında ise dikkatler, kubbeden başlayarak aşağı yönelir ve mukarnaslar, kemerler, taşıyıcı ayaklar sayesinde zemine aktarılır. Mekân, manevi dünyanın esaslarına tabi olarak, algı dünyamızda yeniden, gökten yere doğru inşa edilmiş olur.

Turgut Bey, sanırım, “kubbeyi yere koymamak gerek” sözüyle, manevi değeri olanı, yani yüce ve yüksek olanı, yere, zemine indirerek dünyevileştiren tüm yanlışları kastediyor; değerlerin hak ettiği, ait olduğu özel konumunu muhafaza etmemesi halinde, toplumsal çöküşün kaçınılmazlığına vurgu yapıyordu.

Merhum Turgut Cansever’in mimarlığa bakışı sıradan insanların ve kendi dışındaki birçok mimarın bakış açısından farklıydı. O, mimarlığı bir sanat dalı olarak görüyordu. Bu konuyu biraz daha derinleştirsek neler söylersiniz? Kendi dışındaki mimari anlayıştan başka hangi yönleriyle farklıydı?

İnsanın temel vazifesinin dünyayı güzelleştirmek olduğu hususundaki inancı, çevresine yapacağı her fiziki müdahalede ona büyük bir sorumluluk yüklediği için mimariyi belirleyici sanat dalı olarak görüyordu.

mehGeniş İslam coğrafyasının genelinde ve Osmanlı’da vücuda getirilen şehirler ve mimarinin insanı kontrol etmeyen, bitaraf yapısının görünür kıldığı güzelliklerin yok olmasına hayıflanıyor, bu tür bir oluşumu günün imkan ve ihtiyaçları çerçevesinde yeniden ortaya koyarak tarihsel devamlılığı sağlamaya çalışıyordu. Ona göre Lale Devri ile başlayan “Rokoko-Barok-Ampir-Neoklasik” gibi tamamen bize yabancı, Batı’dan ithal, tahripkâr akımlar nedeniyle mimarimiz ve şehirlerimiz büyük bir yabancılaşmanın esiri olmuştu.

Turgut Bey, elde kalan tarihi birikimi büyük bir dikkatle koruyarak, inceleyerek günümüze taşınacak özü keşfetmenin peşindeydi. Bu çabasında da başarılı olduğu aldığı uluslararası ödüllerle kanıtlanmıştır. Yeri ve büyüklüğü ne olursa olsun her yeni yapının dünyaya eklenmeyi hak edecek düzeyde bir tasarım kalitesine sahip olmasında ısrarcıydı. Bedeli ne olursa olsun, bu yaklaşımından asla taviz vermemiştir.

Geçmiş, gelecek sorumluğu taşıyan bir medeniyet tasavvuru içerisinde çevremizi, şehirlerimizi vücuda getirmenin gerekliliğine inanıyordu. Onu büyük çoğunluktan ayıran en önemli husus, günü kurtaran girişimler yerine, bütünü gözeten büyük ölçekli, uzun vadeli projeksiyonlara dayanan bir planlama yaklaşımı ile kararlılıkla spekülasyona karşı duran, güzellik anlayışının ürünü, yaşayan çevrelere duyduğu özlemdir.

demir
Turgut Cansever’in Ağa Han Ödüllü Demir Tatil Köyü Projesi

Turgut Cansever Türkiye’de genelde sağcı, dindar, muhafazakâr diye nitelenen bir kesimin içinde kabul ediliyor. Bunun doğruluğu yanlışlığı ayrıca tartışılabilir ama Türkiye’de uzun yıllardır yukarıda saydığımız kesime yakın insanlar yönetimde. Normalde Cansever’in birçok projede yer alması, işlerinin çok yoğun olması gerekirdi. Ama onun uzun yıllar boyunca resmi (devlet) alanda sadece 14 proje aldığını biliyoruz. Bunun sebebi neydi? Turgut Bey neden görmezden gelindi?

Meseleyi sadece bina tasarlamak olarak görmeyip, holistik bir bakış anlayışıyla bütüne dair çözüm önerilerini savunduğu için her dönemde yalnız kalması sürpriz değil.

Birincilik kazanmış olduğu Uluslararası Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kampüsü Mimari Projesi işi, seçilen alanın şehirden çok uzak, izole olması ve zeminin çürük olması nedeniyle maliyetin yükseleceğini vurgulayarak, yerin değişmesi gerektiği hususunda ısrarcı olduğu için elinden alınmıştır. Ayrıca, birincilik kazandığı Diyarbakır Koleji yarışmasında da, demiryolu nedeniyle yer değişikliği önermesi işi kaybetmesine yol açmıştır.

mmmmmmÖnceki sorularda vurguladığım gibi söylem bir yakınlık sağlasa da, mimari ve şehir tasarımı bağlamında “işe” bakıştaki farklılık, pratik değil de teorik bir kimlik olarak değerlendirilmesine ve görmezden gelinmesine yol açmıştır.

Cansever’in projelerinin siyaseten görmezden gelindiği bir vakıa. Bir mimar ve düşünür olarak Cansever sizce meslektaşları arasında yeterince anlaşılabildi mi? Meslektaşlarının Turgut Cansever’e bakışı nasıl?

Yaşdaşlarından ziyade genç mimarların tasarımlarını, yazılarını ve fikirlerini önemsediğini yakından biliyorum. Her dönemde öyle olmuş; ben de onlardan biriyim. Kendisinden gençlerle çalışmayı, bilgi ve düşüncelerini paylaşmayı çok önemser, hiç yüksünmezdi. Soru sormaya ve ciddiyetle dinlemeye devam eden gençlerle konuşurken, acıkmayı, uykuyu unuturdu.

Romantik, enerjisiz bir tarih tapınmacılığına karşı olan Turgut Cansever yaklaşımı, geçmişte yapılanın ötesinde, amaç-imkan dengesini çözmeye yoğunlaşan, özü itibarıyla nesiller boyunca elden ele taşınacak dinamik bir süreç olduğu için, gelecek genç nesillerin onunla giderek daha fazla ilgileneceğini, önemseyeceğini kestirebiliyorum.

Vefatında ve sonrasında en büyük meslek örgütü olan Mimarlar Odası‘nın gösterdiği zoraki-cılız ilgiye bakarak bu sorunun cevabı kolaylıkla bulunabilir.

cansever
Turgut Cansever

Muaz ERGÜ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: