Yasemin Çiçeği’nin Su Damlası’na Hediyesi      

Yasemin Kapusuz yazdı…

karanlık

Her yer karanlık, kapkaranlık. Gece gündüz karanlık. Güneş yok. Koyu, kasvetli bir karanlık, sadece. Yıldızlar aydınlatmıyor, gülümsemiyor… Gülümsemenin ne olduğunu bilmiyor varlıklar bu gezegende. İnsana benzeyen varlıklar da var. Hepsi aynı. Ağaç, çiçek, böcek, yiyecek, içecek arıyor gözleri… Her şey  siyah. Bir siyahlıktır gidiyor. İnsanlar siyah, ağaçlar kuru, çiçekler renksiz. Ve hepsi aynı. Yiyecekler aynı. Böcekler de… Boyları dahi aynı. Hepsinden karası, sevgileri de kapkara. Menfaat karası. Tekdüze bir sevgi işte. Tekdüze, karabasan bir sevgi, daraltan, bunaltan… 

                                         

Berrak Su Damlası, bir korkuyla uyanmış bu kâbustan. Karanlığı da bitmiş, karabasanı da. Lâkin öyle korkmuş ki çamurlaşmış korkudan. Korkmuş Su Damlası. Sahibine sığınmış. Merhamet, demiş ey Merhamet! Yetiş imdadıma!

Merhamet dersin de yetişmez mi ah Merhamet, imdada! “Bu kâbusu unut” diye fısıldamış Merhamet. Tek  tip insanları, çiçekleri, tek tip sevmeleri unut! Rengahenk’e uyu şimdi!  

Bir güzel rüyaya uyuyuvermiş Su Damlası. Merhametin, Muhammed’in, Muhabbet’in adı Su oluvermiş birden, Merhamet yetişince imdada. Kainat’ın özü Su  oluvermiş.  Burada ağaçlar çeşit çeşit, yemişler, çiçekler, böcekler, insanlar ve sevgiler çeşit çeşitmiş. Herkesin sevdiği de sevgisi de bir başka güzelmiş.         

Su Damlası, önce Merhamet’i bilmiş, sevmiş. Anne kucağını, anne kokusunu bilmiş, sevmiş. Sonra hep türlü türlü sevmiş. Ana gibi sevmiş ille de… Bir anayı sever gibi sevmiş. Kardeş gibi de sevmiş, baba gibi de, ata gibi, eş gibi, yar gibi, sahabe gibi, Hz.Ali gibi, Hz. Aişe, Hz. Hatice gibi. Sevmiş de sevmiş. Sevdikçe berraklaşmış, sevdikçe büyümüş, yücelmiş. Yüceldiğini ruhunda hissetmiş. Kainatın özü, sevgi imiş, anlamış. Gönlü açan, ferahlatan, yaşatan…

Hissettiği en güçlü sevgi, anne sevgisiymiş. Aslında sevdiği her bir sevgide anasını yeniden sevmiş. Onu çok görememiş, erkenden nehir olup akmış ya Su Damlası. Annesini unuttuğunu sanmış. Ana kokusu, yağmur kokusu, toprak kokusu nevinden.  Ana kokusu unutulmazmış. Merhamet gibi yetişirmiş imdada ana kokusu, ana sevgisi.

Su Damlası’nın yüreği dolmuş, dolmuş… Büyümüş. Büyümek korkutmuş onu. Sevdiklerini kaybetmekten korkmuş. Aşık olmak çoğu zaman suçmuş. Ama o, sevdiğini aşık gibi severmiş. Aşık gibi sevmese çamur olur gidermiş. Su Damlası, kainatı kaplamış. Kaybetmemiş. Adına şiirler, masallar, hikâyeler, destanlar yazılır, türküler söylenir olmuş.

Ve… Su Damlası, türlü türlü güzel  çiçekler içinde Yasemin Çiçeği’ni sevmiş. Anne gibi sevmiş ille de. Nasıl mı anlatmış peki?                            

Anneler dinginliktir, huzurdur, içi içine sığmayıştır, hoş kokudur, güvenmedir, sığınaktır. Anne, cisim değildir ki kaybolsun.. Merhamet, anneleri saklarmış bazen.

suuuuu

En hakikatli kaybetmeyişmiş  anne!

Ve anneler dünyanın en güzel, tatlı rüyalar gördüren masallarıymış.  Masal içinde masallarmış.

Su’yun Hediyesi ve Yasemin Çiçeği     

Suda yaşayan bir kurbağa, bir gece vakti dalmış ufuklara. Kendi kendine, uzak diyarlara gitsem, orda barınabilir miyim, beni orda severler mi diye düşünüyormuş. Öyle yorgunmuş ki çok düşünmek istememiş. Güzel bir uykuya dalıvermiş. Sabah olmuş. Küçük kurbağa uyanmış. Garip. Çok garip. Gözlerine inanamamış, şaşırmış, gözlerini ovuşturmuş. Hiç tanımadığı bir yerde, ormanda uyanmış. Yanında sadece bir Yasemin Çiçeği varmış. Onunla konuşmaya başlamış. O, çiçekten öte şefkat abidesiymiş. Su’dan gelen varlığı bağrına basmış çiçek.  Ona “Su’yun Hediyesi” ismini vermiş. Birbirlerini sevmişler, candan  muhabbet kurmuşlar, halleşmişler, dertleşmişler. Konuşmalarının birinde , bir gün Yasemin Çiçeği, bizim kurbağaya, “Birini sevmen için bir neden gerekmez” demiş. Kurbağacık,  gece olup da çiçeğin  yanından uzaklaşınca, ilk önce kimi sevdiğini düşünmüş. Aklına ilk gelen annesi olmuş. Yıllardır annesinden  uzak olduğu için annesini unuttuğu hissine kapılmış. Düşünmüş ağlamış, üzülmüş ağlamış. Annesini tanımadığı halde nasıl bu kadar sevebiliyormuş onu? Kendisinin annesinden bir parça olduğunu hissetmiş küçücük yüreğiyle.

Başka başka sevdiklerini düşünmüş kurbağacık. Bu ormana düşmeden önce arkadaşlık ettiği, vefat eden  arkadaşı Karınca ile  Bülbül’ü çok sevdiğini hatırlamış. Kurbağacık, ikisini de unutamamış. Karınca, bir şairmiş. Şair bu ya, ince hastalığa yakalanıp vefat etmiş. Kurbağa, karıncayı neden sevdiğini sormuş kendine. Yine giyinişi, konuşması, yazdıklarıyla kendinden bir parça görmüş onu da. Ve sonra Bülbül düşmüş hatıralarına. Bülbül, o vakitler kuşların  reisiymiş. Herkesi hakka, hakikate çağırıyormuş. Bülbülü, onu çekemeyen  kargalar hain bir plan ile öldürmüşler. Bülbülün de kendine benzediğini bilmiş kurbağacık. Yine kendinden bir parça olarak hissetmiş onu da.

Vakit, ormanda geceye yaklaşmış. Kurbağa, son olarak tepedeki Yasemin Çiçeği’ne bakmış. Peki, bu çiçeği neden böyle sevmiş? Son konuşmalarında çiçek, kurbağaya: “Suyun Hediyesi, sen bu ormana yeni geldin. Senin birine bağlanman gerekiyordu. O da ben oldum.” demiş. Kurbağa, sevdiklerini düşünmüş yine. Küçücük yüreği onları düşündükçe öyle çarpmış, öyle çarpmış ki bitkin düşmüş. Annesi de Karınca da Bülbül de Çiçek de kendisinden ayrı değilmiş ki…

Evet, sevmenin de çiçekler gibi, böcekler , ağaçlar, meyveler, insanlar gibi bin bir çeşidi varmış. Yorgun yüreği daha fazla dayanamamış bu denli duygulara. Sevgisinin gücüyle bağırmış tepeye doğru. Sonra…

Gitmiş çiçeğin yanına. Yapraklarını seyretmiş. Bir günün de yorgunluğuyla rüyalar alemine, tatlı bir uykuya dalmış.

Bir insana en  güzel hediye, kendi sevgisidir. İnsana “İnsan” gerektir  Lütf-u İlâhi’den…

Şair, bizden önce ne güzel etmiş de demiş bir masalın sonunda: 

“Sızıyı gideren su/ Suyun sızladığını kimse bilmez.”

yasemin

Yasemin KAPUSUZ

                                                

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: