Kendine Dön, Seni Çoğalt

Emre Bozkuş yazdı…

Resim: Loneliness/Giorgio Gost

İnsan kendisiyle başbaşa kaldığı zaman dilimlerini iyi değerlendirmeli. Düşünmeye, öğrenmeye, dinlemeye, gözlemlemeye ve en önemlisi yaşamaya çaba sarf etmeli. Zira, değerlerin ve anlam atfedilen eylemlerin hepsi bahsi geçen zamanlarda kendine ait yerini bulur. Yaşamın tüm karmaşası sessizliğin içinden dünyayı izlediği yalnızlık nöbetlerinde düzene girmeye, şekil almaya başlar. Binbir türlü kalıp vardır, defaatle bambaşka yollarla kendilerini maddeyle bütünleştirirler. Bilimin ve sanatın teşekkülü, yorumlayan interaktif zihnin sağaltma çabasıdır. İnsanın sınırlarını adı ne olursa olsun, yine kendisi koyar. Yekpare işlenen zihnin yatağını belirlemesi ve yolunu çizmesi, seçimlerin muayyen istikametine ulaştığının göstergesidir.

Yollarımız kendimizden başka kimseye mutlak değil zaten. Kararlarımız yaşayacağımız olayları seçme hakkımıza bile yetmeyecektir. Ne demişler; sanma ki özgürsün, yalnızca ipini biraz daha uzun bırakmışlar. Bu durumda ne yapmak gerek? Buhranlara kapılan ve dalgaların arasında heba olacağını bilen bedbaht bir ruh olup çaresizliğin kollarına mı atılmak lazım? Mücadeleci ruh karanlıkta yürürken görmediği düşmanlarına yumruklar savurarak zafer elde ettiğini sanabilir; fakat, ışıklar yandığında gölgesini izlemekten fazlasını yapmadığı ortaya çıkacaktır. Çağın dili, beyin ile kelimelerin arasındaki hatta mayın döşeyenlerin elinde oyuncak olmuş durumda. Anlam bozulmuş, sözler sesi en gür çıkanın oyuncağı olmuş kaçınılmaz şekilde…

İşte benim yüreğimi kurutan, güneşin ateşinde yaktıran acı da bu gerçeğin ayırdına vararak dimağıma sızan sancılardır. Seçilmiş kitleler için acıları mutlak der Albert Caraco, onların kaderi kara bulutların geldiğini görmelerine rağmen diğerlerinin sesleri arasında kaybolan çığlıklarıdır. Tebessümlerinde asırlarca toz bağlayıp kabuk tutmuş yaraların sızısı görülür; çizgilerinde zamanın akışının derinden yükselen yankıları duyulur. Sessizlik onların şahidi haddizatında, bir kuytuda düşen cılız ışıklara gömerler düşleri. Şehrin leş kokan sokaklarına binlerce hayal gömülür, efkarın buğusunda demlenen hazin hikâyeler anlatılır ve şahidi yıldızlar düşer de tutan olmaz. Bir tebessüm ve sırlanan cesametli kapılar durmadan kapanan…

Halbuki, bir sada ile kurtulurdu belki de. Ya da düşüncelerini hükmüyle muhakeme ettiği sonsuz gecelerin sonuna vardığında dile sığınmayı tercih eder de arınırdı, kim bilir… İnsan neyle düşünür ki? Fikrinin altında ezildikçe gerçeğin çarpık aynalar tutarak aklını savunan modern çağ şövalyesi, ellerindeki kurumuş kanla hangi sağıra sesini duyurabilir ki? Sunar kadehleri, daha fazla uyuşsunlar diye. Her seferinde, kıldan ince sinirlerini titreten hodbin temaşaanın kaypaklığıyla yanar. Gözlerindeki peri sihrinin sönüşünü izler hüzünle. Masumiyetin narin adımları ruhu terk ederek solmaya yüz tutar. İster ki ışıklar uyansın ve ölgün ruhu hâlelensin. Ama yalanların ortasındaki tek gerçek de, sahteliğin temasıyla çürümeye yüz tutar.

Bu kokuşmuşluktan sıyrılarak sana gelmek isterdim, koparak bağlarımdan ve acziyetimin mahcubiyetinden soyunarak. Uzun uzun dökülen karlara tutunarak, damların tepelerinden savrularak, baharları saklayarak avuçlarımda ve kirlenmişliği gizleyerek bedenimin kör kuytularında. Ayakların cenneti taşırken bastığın yerlerde, cehennemin dipsiz kuyularından taşan habis ruhlar ilenir, gönenir yalnızlar rıhtımında merhamet dilenen çocuklar. Ruhumun dilemması yazgımı dillendirir orada, tam bir karmaşa, kutlamalar, bayram havası içerisinde yığılan kümeler halinde insanlar. Oysa bilseler senin gözlerinde uzanır cennet, avazları çıktığınca haykırırlar adını. Sarhoşluğun bendini yıkan haliyle aşka ve şaraba yeltenen kim varsa, durup dinler saygıyla. Ve açarlar perdeleri ardına kadar bir anda. Aniden parlayan gözlerin feri sönerek noksanları tutuşur bilinmezde. Toprağa değersin sonra, bedenlerimiz eriyerek karışır esrik çağların yitik dualarına…

Emre BOZKUŞ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: