İkindi Kırgınlığı

Adem Özkan yazdı... "... bön ve berbat buluyorum, yaldızlı, yaz gecelerinizi..." İsmet Özel Hani, bir çocuk ağlasa, yüreğimizden kan damlayacaktı... Gözlerimiz buğulu, sessizce giderken, bu şehir; arkamızdan yas tutacaktı... Eğreti duran yanlarımızla, kaybettiklerimizi mi unuttuk, yoksa kazanmak mı sandık, elimizde olanları... Elimizde kalanlar, acımızı dindirdi mi, yoksa, kulaklarımız mı sağır oldu...? Bozkırın acımasız sessizliğinde, içimizi ürperten soğukluğu, eskide mi kaldı... Mahsun... Okumaya Devam et →

Yeni Hayatın Acemileri

Adem Özkan yazdı... "...Biz yeni bir hayatın acemileriyiz Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor Şiirimiz, aşkımız yeniden, Son kötü günleri yaşıyoruz belki İlk güzel günleri de yaşarız belki Kekre bir şey var bu havada Geçmişle gelecek arasında Acıyla sevinç arasında Öfkeyle bağış arasında...." Cemal Süreya _______________________ 25 yıl sonra, bir araya gelinecekti... Dile kolay... Yıl 1994... Herşey... Okumaya Devam et →

Saklambaç

Adem Özkan yazdı... Sonra bahar geldi... Tüm telaşı yeni ve yeniden bir oluş içeren... Soluğu kesen, habire devingen, mutlu, umutlu bir inşaa içeren... Kır çiçekleri ve kelebekler haber verir deseler de gökyüzünün maviliğinde saklı muştular duyulur önce... Kırlangıçlar uçar üzerimizden. Yükseklerden eriyip gelen kar sularının coşkusu işitilir evvela... İnsan olmanın, doğayla sarmaş dolaş olmanın sevecenliği... Okumaya Devam et →

Duyguların Quantum Teorisi

Adem Özkan yazdı... Sevgide muhabbette güven vermek için, sarılmalı insan... Ama sadece bedenle değil ruhuyla da sarılmalı... Dokunmalı.. Hissetmeli.. Keşfetmeli.. Bulmalı.. Yanında olmalı.. Yüreğinde olmalı... O olmalı... Bir olmalı...  Duygularını hissetmenin önemini anlatabilmem için, Duyguların Quantum Teorisi diyelim buna... Ve hatırlayalım Bohr ile Einstein'ın münazara yaptıkları konuyu...  Quantum Teorisinde aynı cinsten bölünebilir parçalar farklı yerlere... Okumaya Devam et →

Aşk Ve Mavi

Adem Özkan yazdı... Ne istiyordum ki?... Başka ne olsundu. Gökyüzü ve karanlık ne kadar da boğuyordu. Kara çalıyordu gece, ıslak dudak ve nemli gözlerle, kısık bir bakış atıyordu aslında... Kovalamaca başlamıştı bir kere... Kendi girdabında rüzgârın savurduğu kayın ağacı kabuğu, fırlamıştı o ilk anlara... Zamanın başına... Anlamın rahmine doğru, cenin halde kıvrılıvermişti... Bir anda sükut... Okumaya Devam et →

Kime Gider İnsan, Kimden Gelir?

Adem Özkan yazdı... Yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir" İsmet Özel Yürürken korkar mıyız kaybolmaktan? Adımlarımız bizi takip ediyor diye düşünür müyüz?... Sokak lambalarının altında, cumbalı evlerin parke taşlı yollarında yürürken yağan yağmur  ıslatır mı hiç?... Kime yürür insan, kime gider, kimden gelir?... Giderse niye gider, gelirse niye...? Kaçamak bir yaşam mı tüm sürdüğümüz?... Korkuların, heyecanın en koyu tonlarında... Okumaya Devam et →

Sonra Sen Geldin!

Adem Özkan yazdı... Sonra sen geldin! Yaz gecelerinin boğan, bunaltan sıcaklarının bastırdığı anda, pencerenin pervazlarında salınan samyeli rüzgârı gibi... Bir anda her şey tüm yorgunluğunu üzerinden atıp dirilircesine mezarlarından kalktı adeta.. Ne sükuneti bozuyordu gelişin, ne  bir telaş... Yalnızca iftar saatinde içilen ilk yudum su gibi gelmişti varlığın. Bir yudum su... Taze ve ferahlatan bir... Okumaya Devam et →

Hastane Koridorunda Beklerken Özel’i

Adem Özkan Cerrahpaşa'da İsmet Özel'i bekledikleri koridordan yazdı...Bugün kalp krizi geçirdiğini büyük bir şaşkınla öğrendim ey mısraları yüreğimize işlemiş Şair! Hastaneye geldik, yanına... Kaldığın servis kapısının önüne.... Cerrahpaşa'ya o, yılların yorgunluğuyla çökmeye yüz tutmuş, her yerine derin hüznün sindiği Cerrahpaşa'ya... Yanına geldik, hastanenin yıkın artık beni yıkacaksanız dediği eskimiş, toz içinde, inşaatlar arasında, köhne dahiliye... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: