Bir Ahlak Teorisine Doğru

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Durkheim Dinî Hayatın İptidaî Şekilleri isimli eserinde din, ahlak ve hukukun başlangıçta bir bütün olarak telakki edildiğine ve ahlak ve hukuk için ayrı bir kelimenin bile kullanılmadığına işaret eder.[1] Esasında semavî dinlerde hala bu bütünlüğün izini sürmek mümkündür. Mesela İslam dininde şeriat kelimesi, din, ahlak ve hukuku aynı anda ima eden... Okumaya Devam et →

Dilimiz Düşüncemiz

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Dilin yaşayan bir varlık olması ve onun nesnel bir gerçeklik olarak tasavvur edilmesi ‘logos’un ifade edilme tarzına bağlıdır. Dolayısıyla bu iki kulvarın belirginleşmesinde, ‘logos’ tartışması vazgeçilmez öneme sahiptir. Hem Doğu hem de Batı geleneğinde, Dünyanın yaratıcı ilkesinin akıl mı, söz mü olduğu konusunda bir çekişme vardır. Mesela Hinduizm’de en temel ve... Okumaya Devam et →

Mekânsal Muhayyile

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Toplumun kuşatıcılığı kadar, tarih ve kültürün belirleyiciliği hatta mekânın varoluşsal bağlam olarak bir çeşit `kültürel prizma` işlevi gördüğü inkâr edilemez. Dolayısıyla mekânsal muhayyile görmezden gelinemez. Wright Mills’in ortaya attığı sosyolojik imgelem (imagination) kavramsallaştırması, yaşamlarımızın (bireysel), bilhassa da sosyoloğun, toplumsal ve tarihsel boyutları arasındaki bağlantıları göz önünde bulundurmayı ifade eder. Sosyolojik imgelem... Okumaya Devam et →

Bir Fabrika Olarak Kentler

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Toplumsal yapı her nasılsa, mekânlar da ona göre tezahür eder. Hatta mekânlar nasıl teşekkül ediyorsa, insanlara da bu biçim sirayet etmeye başlar. Dahası kentler de tam bu anlatının bağrından doğar. Zira kentler, toplumsal örüntünün, ete kemiğe bürünmüş halidir. Hâlihazır durumumuzda/modern anlatıda, kenti, toplumsal örüntü ve ideolojik angajmanlar birlikte inşaa eder diyebiliriz.... Okumaya Devam et →

Mekânı Özgürleştirmeden Asla

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Mekânlar bizim varoluş durumumuzu en iyi ifade eden somut tezahürlerdir. Bir toplumun kültürel belleğini en kestirmeden okuyabileceğimiz yerler, mekânlar ve oralardaki inşaalardır. Bunun için değişimi görmek istiyorsak, ilkin mekânlarda farklılık yaratmalıyız. Uzmanı hemen bilir… Bu bir Selçuklu mimarisidir veya bu tipik Osmanlı Külliyesi’dir, der. Zira mekân tezahürleri, zihniyetin dışa vurumudur. O... Okumaya Devam et →

Mekânın Hâkimiyeti/Mekânın Gücü

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Mekânın hafızası olduğu kadar gücü de vardır. Belki insanoğlu hırslarıyla mekân üzerinde tasarrufa giderek gücünü tecessüm ettirirken, zamanla mekânın da insanları kontrol eder hale geldiğini görebiliriz. Ya da toplum veya toplulukların pek çok durumunu mekân kategorisi üzerinden okumak mümkündür. Bunu en iyi müşahede edebileceğimiz mekânlar ve insan tasarrufunun tezahürleri şimdilerde şüphesiz... Okumaya Devam et →

Muhafazakâr Sol

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Bu iki kelime bizde alışılmış anlamda birbirine uzak görünse de, gerçekte aralarında bir ünsiyet vardır... Muhafazakâr sol söylemi esasında Batı’da da mevcuttur. Özellikle Avrupa’da emperyalist baskıcı sağ rejimlere karşı solun kucaklayıcı olması muhafazakârları da sol bünyesine katmıştır. Böylece hem muhafazakâr hem de sol yan yana anılır olmuştur. Türkiye’deki sol esas itibariyle... Okumaya Devam et →

Kendimiz Olmadan Asla…

Aliye Çınar Köysüren yazdı...Mutlu ve başarılı olmanın yolu, kişinin içindeki kendine has hazineyi ortaya çıkarmasından geçer. İster evlilik hayatında, ister çalışma ortamında, isterse de gündelik akış içinde “başkası değil” “kendimiz” olabilirsek, hem mutlu, hem başarılı hem de dingin oluruz. Her şeyden önce, “kendimiz olmadan asla gelişemeyiz”. Biz toplum olarak, ivedilikle başkası değil, kendimiz olmanın yollarını... Okumaya Devam et →

Nedir Bu Tarihselcilik?

Aliye Çınar Köysüren yazdı... Müslüman aydınlar ve özellikle modernistler, sekülerizmin yükselişi ve modernitenin galibiyeti karşısında özellikle İslam dinin hüküm ayetlerini yorumlama konusunda, çözüm arayışına girmişlerdir. Onlara göre tarihsellik; olaylar ve hükümlerin her zaman tarihsel seyri içerisinde görülüp, evrensel bir seviyede değerlendirilmemesidir. Tarihselliğin başka bir tanımı da şöyledir: Hukûkî bir hükmün belirli bir tarihî, coğrafî ve... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: