Gara Gatran İle Gara Tavık

Arif Bilgin yazdı... Yine başlayan baş ağrısından dolayı yavrusunun çır çır çırpınmasını gördükçe anacağızı ne edeceğini bilemez. Bir gün değil beş gün değil, kızının böyle acılar içinde kıvranması, kadıncağızı yer tüketir. Gergin parmaklarını birleştirip, uçları ile göğsüne vura vura uğrelener, uğrelenirken de adeta sızlanır: ‒ Yavrııım, gadanı ben alaydım... O adı batasıca aarıdan sallanan başına... Okumaya Devam et →

Hadi Oolum, Şu Emmiye Bir Söov Bahim

Arif Bilgin yazdı... Kemal Ağa, hanımı ile birlikte akşam yemeğinden sonra Cuma Edelere giderler. Vetsizliğinden/olur olmaz sulu laf söyleyip davranışlarda bulunmasından dolayı Cuma Efendi’den pek haz etmezdi, ama hanımının akrabası olduğu için ayağını sürüye sürüye gitmek zorunda kalır. Sevmemesi şöyle dursun, on-on beş gün önce sünnet olan oğullarına ‘hayırlı olsun’ diyecekleri için bir de çeyrek... Okumaya Devam et →

Eski Kış Geceleri; Peçiç, Elim Elim Öpenek

Arif Bilgin yazdı... Akşam ezanı okunmadan, dışarıda çalışan erkekler eve gelirler. Karanlık basmadan hemen herkes evlerine çekilmek durumundadır; çünkü özel görevliler tarafından bazı sokakların köşesinde asılı duran, akşam kararırken yakılan ve sabah ortalık aydınlanırken söndürülen fenerlerden başka, çarşıyı, sokakları, yolları aydınlatacak hiçbir ışık kaynağı yoktur. Karanlıkta ne çarşı pazar olur, ne de usta ve amele... Okumaya Devam et →

Şonları Gemirin De Ariye Getmesin Kele

Arif Bilgin yazdı... Yetmişli seksenli yıllara kadar kasabalardan vazgeçtik şehirlerin bile çoğunda öyle istediğin kadar meyve sebze bulunmazdı. Bulunsa da herkesin istediği kadarını alabilme gücü ve hatta alışkanlığı yoktu. Bir de kıtlık yıllarına gitmeden 50’li 60’lı yıllarına baksak çok daha farklısını görürdük. İkinci Cihan Harbinin tolasına biz de yanmıştık. Zaten savaşlardan çıkmış, inanılmaz bir Kurtuluş... Okumaya Devam et →

Şehre Gidenlerin İlle Dili Kırılırdı

Arif Bilgin yazdı... “Ana gı! Iramazan iki buçuk guruşa bir cep dolusu leblebi almış tama, ben de alım mı?” “İrbaam emminin dölü gene datlı yiyor gı! Ana gı, saa diyom!?” “İlmeçere tahılı göo boncuunu, Eşe’nin piçi gızın omuzundan aldııynan gaçtıı bir oluk. Kele heç mi öte varın diyen yok bu soyhası çıhasıcalara..." “Bahale la fırışdaamı... Okumaya Devam et →

Lealek Gıyması Yuğurak Mı Gı

Arif Bilgin yazdı... Çeşitli toplumlar baharı farklı şekillerde karşılar. Orta Anadolu’nun çok yerinde bahar kendini gösterip havaların ısındığı anlaşılınca ilk fırsatta birbirini seven konu komşu ve hısım akraba ile haberleşilir, bu arada yer ve mekân belirlenir, vakti gelince de “Lealek gıyması yuurmak” üzere topluca gidilir. Çeşitli sebeplerden kırda olmasını istemeyenler bir damda yaparlar. Kimi çayı... Okumaya Devam et →

Çin İşi, Japon İşi/Bunu Yapan İki Kişi

Arif Bilgin yazdı... Efendiden bir orta yaşlı adamcağız, horoza, balığa, güvercine, ata, deveye, file benzeyen ama içleri boş cıncık şekerlerle dolu tepsisini, kalabalığın, özellikle çocukların olduğu yerlerde, bir metre kadar yükseklikteki sehpasının üzerine koyarak bağırırdı: “Horuzlu şekeeeer; Çin işi, Japon işi, Bunu yapan iki kişi, Biri erkek, biri dişi, Horuzlu şekeeeer. Cıncıklı şekeeer...” Belki on... Okumaya Devam et →

Şimşir Taraklarla Birlikte Kaybolup Gidenler…

Arif Bilgin yazdı... Kadınların tahta tarakları vardı bir zamanlar, şimşir ağacından yapılmış olanını tercih ederlerdi. Sonra aynı şekillerde naylon taraklar çıktıysa da tahta tarakların tahtını asla sallayamadı; yine de onlar kendiliğinden çekildiler bir kenara. Evdeki kadın, gelin ve kızlar ardı ardına çimerlerken saçlarını killedikten (yani suda ıslatarak iyice dağılmış ve çok cıvımış çamurdan avuçla alıp... Okumaya Devam et →

Düğünde Bir Davul Kaldı Bizim Olan Bir De Zurna

Arif Bilgin yazdı... Biliyor musunuz, eskiden köylerin ve küçük kasabaların çoğunda Emanet Gelinlik ve Damatlık varmış. Kimler evlenecekse o emanet gelinlik ve damatlığı ister, kirli ise temizler ve düğünde giyermiş. Damatlık bolmuş, pantolon paçaları yerlerde sürünüyormuş, beline kemer takınca iki üç yerinden katlamak gerekiyormuş; gelinlik incecik kıza haral giymiş gibi bol oluyormuş, ya da şişman... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: