Tanrı’yı Şehre Çağırmak Mı?

Gürgün Karaman yazdı... Yasin Suresinin 13-28. ayetlerini kapsayan pasajda adı belirtilmeyen bir şehre iki elçi gönderilir. İlk iki elçi yalanlanınca bu elçiler, üçüncü bir elçi ile daha desteklenir. Bu elçilere iman etmiş olan bir adam şehrin diğer ucundan koşarak gelir ve kavmine, elçilere iman etmeleri gerektiğini söyler. Konu ile ilgili ayet mealleri şu şekildedir: [“Onlara,... Okumaya Devam et →

Şihabettin Sühreverdi: Şalu Şepık ya da Kalender

Gürgün Karaman yazdı... “Felsefe, düşüncede kavranılan kendi çağıdır. Herhangi bir felsefenin kendi çağına özgü dünyayı aşabildiğini hayal etmek saçma bir şeydir… Felsefe soluk rengini solgun zemin üstüne vurduğu zaman, bir yaşam biçimi daha eskimiştir. Felsefenin soluk rengi ile o artık gençleştirilemez, sadece anlaşılabilir. Minerva’nın Baykuşu kanatlarını ancak gün batarken açar… Ve… Devrilen bir ağaçtan çok,... Okumaya Devam et →

Bir Aydınlanma Düşüncesi: İşrakilik-II

Gürgün Karaman yazdı... Aydınlanma Mı Devrim Mi? Öncelikle “aydınlanma nedir” sorusunu cevaplayalım. Aydınlanma herhangi bir toplumun birtakım mekanizmalar tarafından esir edilmesi, iradelerinin işgal edilmesi ve özgürlüklerinin ellerinden alınması sonucunda toplumların göstermiş olduğu gerek eylemsel gerekse reaksiyoner tavırlardır. Medeniyetler çatışması teziyle beraber tüm ideolojik, dinsel düşünme biçimlerinin sona erdiğini ilan eden ve kapitalist modernitenin, liberal demokratik... Okumaya Devam et →

Bir Aydınlanma Düşüncesi: İşrakilik-I

Gürgün Karaman yazdı... Müslüman toplumların dünyasını inşa eden üç temel alan kelam, fıkıh ve tasavvuftur. Kelamın terkiyle akıl, fıkhın terkiyle davranış, tasavvufun terkiyle edeb ve adab yok olmuştur. Kendi alanını mutlak hakikat olarak inşa eden bu ana damarların modern dönemdeki tüm versiyonları epistemolojik olarak zehirlenmiştir/hastalanmıştır. Gelenekten radikal bir kopuş yaşayan bugünün Müslüman bireyi için geleneğin... Okumaya Devam et →

Kimlik, Öteki ve Cemaat

Gürgün Karaman yazdı... Cemaat kavramında içkin olan bilinçaltı kod “öteki”dir. Bir “öteki” olmadan cemaat ve dolayısıyla kimlik oluşmaz. Kim/lik, öteki üzerine kurulan ve “benzeşim” olanaklarını kullanan dışbükey bir tanımlamadır. Ortak yarar, benzerlikler, imlemeler, semboller, simgeler çerçevesinde kurulur. Cemaat içinde oluşan kimlik dışlayıcıdır. Ortak bir aidiyete ve kimliğe dayanmanın en temelinde iktidar duygusunun tatmini ve güvenlik... Okumaya Devam et →

Bayramlarda Hatırladığım…

Gürgün Karaman yazdı... Lise birinci sınıfı bitirince maddi durumumuz iyi olmadığı için okula bir yıl ara vermiştim. O yıl Eskişehir'de bir akrabamızın yanında inşaat işlerinde çalışıyordum. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin Acı Yaylası köyünde ablam yaşıyordu. Bayramı orada geçirmek için arabaya binip Afyon-İzmir kavşağında indim. Gideceğim köy yirmi beş km uzaklıkta Afyon-İzmir istikametindeydi. Otostop yaparak köyün yakınında... Okumaya Devam et →

Muhafazakâr İslamcılığın Günah Çıkarma Tavrı Ya Da “Tutarlılık Yitimi”

Gürgün Karaman yazdı... Tarih boyunca aydın, âlim, entelektüel ve peygamberlerin görev olarak üstlerindeki temel olgu düşünme, sorgulama ve radikal eleştiriler yapmaktır. Bu önderler, insanlığa hakikati gösterip onlara önderlik yapmaya gayret gösterir, bunalım dönemlerinde onların hayatına anlam katar ve karanlık yollarda onlara fener olmaya gayret gösterirler. Bugün için klasik dönemlerin “âlim” retoriği modern uzmanlık alanları ve... Okumaya Devam et →

İmsak, İftar, Savm: Muhasebe

Gürgün Karaman yazdı...“İmsak”, Arapça bir kavram olup “m-s-k” kökünden gelir. Tutma, tutum, kendini tutma, kendini kontrol etme anlamlarına gelir. Dini kültürel anlamda ise oruca başlama zamanıdır. “İftar” kavramı da Arapça olup “f-t-r” kökünden gelir ve yarıp çıkma, serbest olma, salıverme, tutan bir şeyden özgürleşme demektir. Yine dini kültürel anlamda imsakla başlayan, gün boyu terk edilen... Okumaya Devam et →

Bir Portre: Kül

Gürgün Karaman yazdı...Tüm duyularını dünyaya kapatmış bir görüntü veriyor. Bir mütevekkil mi, münzevi mi olduğunu anlamak için onun simasının derinliklerine inmek gerekiyor. Gençliğine ait tek bir resmi yok elimde. Nüfus kayıtlarının dahi askerlik dönemlerinde yapıldığı bir mahrumiyet bölgesinde yaşamak, bir gençlik portresinin neden olmadığını anlatmak için yeterli sanırım. Kara bulutların üzerine çöktüğü esmer simasındaki kırışıklıklar,... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: