Muhabbet(li) Bir Çay

Hüzeyme Yeşim Koçak yazdı... “Hac farizasını eda ettikten sonra memleketine dönen hacının, işinin ilerlemediğine, ömründe, ibadetinde, kazancında bereket bulmadığına şaşarım.” Hazreti Ömer Farklı bir koşturmacanın içindeydiler. Selim Bey’in genel rahatsızlığı sürdüğü için, yakındaki Sağlık Ocağı’na gidip, ilâç yazdırmışlardı. Çocuklar için Türk Pazarı’ndan bir kaç oyuncak seçmişlerdi. Yumurtlayan tavuk, kitap okuyan sarışın bebek, yere atılınca ışıldayan... Okumaya Devam et →

O, Burada

Hüzeyme Yeşim Koçak yazdı... Gai Eaton (Hasan Abdülhakim) Tanrı’yı Hatırlamak kitabında bir hikâye anlatır: “Uzun seneler Tanrı’yı bulmak için bir mağarada inzivaya çekilmiş bir zâhid varmış. Çile ve meşakkatle geçen hayatının sonunda umutsuzca mağaranın duvarına şu sözleri kazımış: “God is nowhere (Tanrı hiçbir yerde).” Sonra kalkıp dünyaya, ya da belki de ölümüne, koşmuş. Bir müddet... Okumaya Devam et →

Sevgi Lisanı

Hüzeyme yeşim Koçak yazdı... Günümüzde en çok kullanılan kavramlardan biri, sevgi, aşk. Ama en çok da istismar edilen, kendimizi kandırdığımız, üzerimizde iğreti kalan, içselleştiremediğimiz değer. Nedir sevgi. Sözlük anlamı kısaca, “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşılık beklemeden yakın ilgi, dostluk, bağlılık göstermeye yönelten duygu”. Daha geniş çerçevede bakarsak Kâinatın yaratılış dili. Gönül lisanı, yüce kalplerin... Okumaya Devam et →

İz

 Hüzeyme Yeşim Koçak yazdı... Genişleyip derinleşen, hummalı, sermedi bir lezzet hissetti. Her şey ona atıf, ondan bir izdi. Aşk hem tüm dengelerini oynatan, hem de yerini kararını bulduran bir kuvvetti ve bu dalgalanmaya, teşevvüşe şiddetle ihtiyaç göstermekteydi. Ufka doğru yürüyordu. Sonra nedense durdu. Bir an cesaretlendi. Yakına gitse miydi? Bakamadı. Ya O değilse? Vehimse? Mesafesini... Okumaya Devam et →

Bıçak

Hüzeyme Yeşim Koçak yazdı...Bıçak önce, kendini yapan ustaya yöneldi ve üst üste kalbine saplandı. Bıçağın öyküsü böyle başladı. Sonra, varlığıyla her içli dışlı olanla, ona bağlılığını ispatlayanla birlikte; yaman bir beraberlikle, amansızsa kesmeye başladı. Serkeşti, fütursuzdu, sarhoştu... Paslı yürekleri merkezine çekerdi. Söz dinlemezdi, asiydi, gabiydi... Bıçağın bir adı da, “Kör bıçaktı”. Kör bir lânetle, her... Okumaya Devam et →

Alkışlar Boş Laf Bürosuna!

Hüzeyme Yeşim Koçak yazdı... Bazı gerçekleri dışardaki ağızlardan, bir başka pencereden seyretmek, dinlemek zevkli geliyor. İngiliz Yazar Tim Parks,  Charles Dickens’in bir romanında geçen “Boş Laf Bürosu” adı verilen; İngiliz bürokrasisi, kırtasiyeciliğini eleştiren şu satırlara değinir. Günümüzde de geçerli olabilecek eleştirilerdir bunlar. Belki de insanoğlunun zaafları fazla değişmemiştir: “Boş Laf Bürosu"(zaten herkesin bildiği gibi) hükûmetin... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: