Ne Güzel Zehirleniyoruz!

Nida Öz yazdı... Hasbelkader bir bahçem oldu.  Ben ahşap, bahçeli bir evde büyüyüp sonra betonların arasında kaybolan bir İstanbul çocuğuyum. Hıyarın hormonsuz lezzetini, karpuzun yumrukla vurulup göbeğinin yendiği günlerde yaşadım. Ayvanın, narın yumruk kadar, mürdüm eriğinin minnacik olduğu dönemleri bilirim. Topatan kavununun mahalleyi kokuttuğunu.  Yumurta tokuştururduk. Kıran kazanırdı. Hani harçlığımız varsa biz de oynar, üç... Okumaya Devam et →

Hangisi Güzel(di)?

Nida Öz yazdı... Arada sırada eski fotoğraflardan derlenmiş videolar/ fotoğraflar gönderiyor dostlarımız. Genellikle de bunu belirli bir yaşa gelen arkadaşlarımız yapıyor. Mantar tabancaları, birinci sigarası, topaç, bazen 1950 model bir Amerikan arabası... Çoğunu zevkle izliyorum. Hem de öyle izliyorum ki kafamda o dönemlerde yaşadıklarım bir film şeridi gibi geçiyor. Hızla. Karmakarışık. Sonra düşünüyorum. Bu videolar,... Okumaya Devam et →

“ACABA”. Gerçek adı: “ŞÜPHE/KORKU.”

Nida Öz yazdı... Şöyle kısa bir gezinti yapın kişisel sayfalarda. Birkaç lüks lokantada kadeh kaldıranlar ya da yedikleri yemekleri milletin gözüne sokanlar haricinde herkes mutsuz/umutsuz. Bir de zihinleri ile değil bedenleri ile ortalıkta dolaşanlar var ki; Pek önemsemeye değmez. İnsanız altı-üstü. Herkesin beğenilmeye ihtiyacı var. Olay teşhir boyutlarında değilse tabii ki. Bizim konumuz dışında onlar.... Okumaya Devam et →

Daha

Nida Öz yazdı... “Haklı olmak öfkeyi destekler” Teknolojinin en güzel buluşlarından biri “ağır çekim”dir. İnsan tekinin ya da genellersek doğanın teknik olarak manipüle edilerek yavaş filme alınışıdır ağır çekim. Zamanı kastetmiyorum. Bırakın o nasıl isterse geçip gitsin. Yapacak bir şey yok. Geçen gün bilgisayarda tek bildiğim, basit bir oyun olan ve arada sırada oynadığım Microsoft'un... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: