Bir Kitap, Bir Devir…

 Orhan Aras yazdı... Fatih Kerimi Balkan Bozgunu... Yıl 1912. Tarihçi İlhan Bardakçı’nın deyimiyle “Osmanlı veda ediyor Balkanlar'a..” Ümitler sönük, yarınlar karanlık ve ordu perişan... Osmanlı Devleti, daha dün tebası olan Bulgarlar'a yenik düşmüştür. Alman kökenli  Bulgar Kralı Ferdinant kendisini Napolyon sanmaktadır. İstanbul’a gireceğini, Ayasofya’ya haç takacağını iddia ediyor. Edirne düşmüş. Düşman ordusu Çatalca’da... İstanbul halkı... Okumaya Devam et →

Sürgün Protestan

Orhan Aras yazdı... “Yıllar önce Almanya’nın Giessen şehrinde tanıştığım ve yeni vefat haberini aldığım Kırım sevdalısı Rafet Karanlık kardeşimin ruhuna ithaf ediyorum.” Onunla bir düğün töreninde tanıştım. İpek gibi bembeyaz saçları, çekik ve kara gözleri, kırışık yanakları ve durgun bakışlarıyla daha ilk görüşte dikkatimi çekmişti. Sonradan öğrendim ki gelinin babasıymış. Küçük bir köyde yaşadığım için... Okumaya Devam et →

Hasan Kayıhan

Orhan Aras yazdı... Onun ismini ilk kez “Türk Edebiyatı” dergisinde görmüştüm. Derginin tarihini de yazının başlığını da hatırlamıyorum. Ama yazının konusu hâlâ aklımdadır. Divan edebiyatında bir gazelin gülle ilgili bir beyti için iki sayfalık bir yazıydı. Yazı o kadar sürükleyici bir dille yazılmıştı ki yazıyı sonuna kadar okumadan bırakmak mümkün olmuyordu. Yazıyı okuyup bitirdikten sonra... Okumaya Devam et →

Masallar Bize Ne Anlatır?

Orhan Aras yazdı... “Masallar bize ne anlatır” diye bir soru sorsam herkesin gözlerinin önünde farklı bir pencere açılacaktır. Kimi bir an annesini, ninesini veya dedesini düşünecek, kimi ise sisler arasındaki çocukluğunu anımsayacaktır. Ardından, çocukluğunda kendisiyle özdeşleştirdiği masal kahramanı belli belirsiz ortaya çıkacaktır... O kahraman, bir zamanlar ona aşkı, cesareti, umudu, başarıyı, kendine güveni, savaşmayı, barışmayı,... Okumaya Devam et →

Hangi Yöne Gitsek Sonu Ayrılık

Orhan Aras yazdı... Daha yola çıkmadan içimi heyecan bürümüştü. İstanbul, Ankara akıp giden birer tren vagonları gibi gözlerimin önünden akıp gitmişlerdi. Gözlerim hep oraya dönüktü... Köye... Orada daha yeni yeşeren otlar, daha yeni çiçek açan ağaçlar, güneşten kavrulmuş tanıdık yüzler beni bekliyorlardı. Aslında her adımda beynime hücum eden hatıralar beni çoktan oralara götürmüştü. Uçakta da,... Okumaya Devam et →

Annemarie Schimmel Ve Marburg

Orhan Aras yazdı... İstanbul’da bir kütüphaneye yaptığım ziyarette eski bir dergi buldum. Bu "İstanbul" isimli, kapağı yırtılmış bir  dergiydi. Üzerinde, Ahmet Kabaklı, Tarık Buğra gibi yazar ve şairlerimizin gencecik resimleri vardı. Derginin yayın tarihi 1954 yılıydı. Dergiyi satın aldım ve bir kahvede oturarak dergiyi karıştırmaya başladım. 18. sayfasında "Marburg'a  Davet" başlıklı bir yazı dikkatimi çekti.... Okumaya Devam et →

Babam ve Nevruz Bayramı

Orhan Aras yazdı... Yıllardır nevruz bayramında köyde olamamıştım. Yıllarca Almanya’daki evimizde, boyanmış bir kaç yumurta, yanında küçük bir saksıda suni semeni ve bir iki tane mumla geçirmiştik nevruzu. Bu yıl yirmi yıldan sonra ilk kez nevruz bayramını köyde geçirecektim. Akşamdan heyecanla yatağıma girmiştim. Öyle ya ertesi gün çocukluğumda geçirdiğim coşkulu bayramlardan izler görecektim. Köy artık... Okumaya Devam et →

Kültürel İstila ve Batı

Orhan Aras yazdı... Filozof Aristippos, M.Ö. 435 yılında Kuzey Afrika’nın Kirene şehrinde dünyaya geldi. Babası zengin bir tüccardı. Her yerde mutluluğu tatmak isteyen ve bu uğurda her şeyi göze alan bir insandı. O dönemde düzenlenen Olimpiyat oyunları nedeniyle Sokrat’ın öğrencileri ile tanışarak Atina’ya gittiği söylenir. Atina’da dersler veren Sokrat’la tanıştı ve onun derslerine katıldı. Sokrat’ın... Okumaya Devam et →

Batı’da Aydın Krizi

Orhan Aras yazdı...                  “Aydın çağından sorumludur, çağının hem tanığı  hem de sanığıdır.”                                                                                    J.P.Sartre 7 Kasım 1968 tarihinde Berlin’de Başbakan’ın yüzünde bir tokat patladı. Tokatı atan 29 yaşındaki Beate Klarsfeld isimli bir kadındı. "Seni Nazi seni, istifa et!" diye yüzüne haykırılarak tokatı yiyen de Almanya’nın üçüncü Başbakanı... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: