Hacı Mehmet Zülfi Amca

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Yollar akıp giderken, batan güneşe uzanan ellerim, gözlerime veda eden aydınlığım, gönlümü esir alan ezgileriyle tıngırtım, bertaraf edemediğim yanık duygularım ve araba hızındaki coşkularım. Sol yanımda tabiatın israfı meşeler, sağımda gözümün alabildiğince kırmızı gelincikler, kır çiçekleri, ötemde masumiyetim ve derinliğim. Akşamın kesif sessizliği, sarkan beyaz akasyaların endamı ve gönlümüze lütufkârlığı. Türkünün kulaklarımdaki... Okumaya Devam et →

İncir Ağacı ve Bey Amca

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Kırmızı topraklı vadiden ulaşılırdı Bey Amcanın küçük cennet bahçesine, sıralı elma, armut, nar, yenidünya, kivi, incir gibi ağaçları ve meyveleri arzı endam ederken, tepenin sırtlarında saklı üzümleri ile salınan asmaları, onun etrafında enva-i çeşit rengârenk kır çiçekleri ve en kenarda da bütün heybetleriyle ceviz ve şıralı dut ağaçları. Bey Amca bahçesindeki nebatatın... Okumaya Devam et →

Geçer Elbet Bir Gün Mutlaka Geçer

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Bugün güne veda eden güneşle birlikte akşamın serin rüzgârlarını karşıladım kimsesizliğim ve ötemdeki çaresizliğimle. İçten içe masum gözyaşlarım hüzünlü umutlarımın ırmağı oldu elem çeken gönlüm ve acınası bahtımla. Karanlıktan kat kat semadaki ışıklara bakan gözlerim, arşın derinliklerinden yoktan var edene açılmış ellerim. Gökteki hilalin gönlüme benzeyen yalnızlığı, gerçeğin inkâr edilemez aşikarlığı, düşündükçe... Okumaya Devam et →

Bayramı Olmayanın Bayramı da Bayram Ola

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Ağır ağır günün ağarması ve her gün aynı güne aynı duygularla uyanış. Değişmeyen sessiz gecenin yerinde duran gündüzü. Yavaşça akıp giden zaman, acı ve kederle karışık bir hayata tutunuş ve gönlünde saklı bir sevda. Yorgun umutların içinde aniden yeşeriveren ümitler, nergisler, sümbüller... Uçan kuşlara emanet özlemlerim ve gönlümün akan ırmağında kalbimin suskunluğu.... Okumaya Devam et →

Ruhuma İpeksi Bir Dokunuş

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Seher vakti ruhuma sığmayan ipeksi bir dokunuş, gözlerinde çiseleyen umut ışıkları, saklım da dinmeyen ılık esintiler, önüne geçemediğim yeşeren arzularım. Alaca karanlığın derinliğindeki sessizliğim, def’i gam eylemeyen gönlüm, bir lahzada derya gözlerindeki ince bakış ve bertaraf edemediğim hırçın tufanlarım. Suyun dinginliğinde sakladığım kadife güzellikler, ufkumu aydınlatan pırıltılı yıldızlar, nazende güz kokulu buseler,... Okumaya Devam et →

Ankara’nın Parıltılı Semti Çukurambar

Rahmi Kızıltoprak yazdı... Eskinin kuş uçmaz kervan geçmez gecekondu dutluğu, şimdinin allanıp pullanarak söylenen semti “Çukurambar”.   Plazalar, gökdelenler, rezidanslar, apartumanlar, bistrolar, cafeler, restoranlar... Semaya meydan okuyan son teknoloji binalar ve yeme-içme namına ün salıp şan veren mekânlar. Gökyüzüne huzme ışıkları ile Los Angeles’da, caddesi ile Şanzelize’de, gökdelenleri ile Manhattan’da, trafiği ile Şangay’da ve Başyazıcıoğlu/Firdevs... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: