UHAK Çocuk Nasıl Doğdu?

Yücel Feyzioğlu yazdı... Masmavi gölün kıyısında kayalıklar yükselirmiş. Havada dönen kartallar, katar katar giden turnalar... Kayaların içine oyulmuş görkemli bir saray varmış. Sarayda masalcılar. Herkes ulu çınarın altına toplanmış. Ahh, masal dinleyecek bir çocuk... Sabır içinde beklemişler. Günün birinde dünyanın en bilgesi, ak saçlı, ak giysiler içinde Korkut Dede derler, bir dede çıkagelmiş. Herkes saygıyla... Okumaya Devam et →

Bir Masaldır Yaşar Kemal…

Yücel Feyzioğlu yazdı... Türkiye’ye yeni dönmüştüm, yıl 1992. Bizim köy muhtarı ile başaza, “Seni Çıldır’a götürelim, hem de göl kenarında bir balık yeriz,” dediler, arabaya bindik. Çamurlu bir gündü. Gölün güzelliğini tadarak Çıldır’a vardık, kapıyı açtım, esnaf kapıda güneşleniyor, ayağımı nereye basayım diye düşünürken baktım karşıdan pırıl pırıl bir çift ayakkabı çamura batmadan geliyor. “Allah... Okumaya Devam et →

Annenize Sırrını Hiç Sordunuz Mu? Sırrın Neydi Ey Ana?

Yücel Feyzioğlu yazdı... Hastahanenin yoğun bakım bölümüne girdiğimde hemşire önümü kesti. “Çok kalmayın içeride. Anneniz iyi değil!” Bir sancı saplandı yüreğime. Yanına yaklaştım sevgili anam. Zayıflamıştın, yanakların solmuş, dupduru gözlerin çukura kaçmıştı. Yataktaydın. Bakışların endişe ve korku doluydu. “Sana söyleyecek sırrım var, nerdesin?” diye bakıyordun. Ben ise geç kalmıştım...  O bakışını çocukluğumdan beri tanıyordum. Yalnız... Okumaya Devam et →

İsmet İnönü’nün Evine Hiç Gittiniz Mi? Kitaplara Dalmak Nasıl Bir Duygudur? Kısa Kısa Notlar…

Yücel Feyzioğlu yazdı... Tanıyan biriyle İzmir’i hep gezmek istiyordum. Hikâye ve masal anlatıcısı Ferhat Budak aldı beni. Konak’tan başladık. Saat kulesine pijama giydirip bakıma almışlar. Bu eserin güzelliğini ancak çevresine konan güvercinlerle hissedebildik. Halkımızı Batı’nın dakikliğine alıştırmak için Osmanlı İmparatorluğu 1901 yılında 58 kentte saat kulesi yaptırmış. İzmir saat kulesi de onlardan biri. Sahilde, geniş... Okumaya Devam et →

Bu Hikâyeyi İlk Kez Duyacaksınız

Yücel Feyzioğlu yazdı... Homeros 2800 yıl önce ne yazdı? Yazdıkları bugün nasıl ispat edildi, onun hikâyesini yazacağım. Girit’e gittiğimizin ikinci günü Eleni geliyor. Rehberliği Faruk Bey ile birlikte üstleniyor. Kıyıdaki köy ve kentlerinden geçiyoruz. Hepsi küçük olmasına rağmen bütün cadde ve sokaklar dikine denize açılıyor. Denizden gelen esinti insanlara soluk getiriyor, ferahlıyorsunuz.  Bizi Eleftherna Köyüne... Okumaya Devam et →

Theodora İle Justinian’ın Unutulmaz Aşkı

Yücel Feyzioğlu yazdı... Tarihin en unutulmaz aşkının izlerini arıyorum. Sultanahmet büyülüyor beni. Anlatacağım size. Belki yazılarım biraz uzun ama bunları okuyanın entelektüel düzeyine bir katkısı oluyor, fakat derinleştirmiyor. Derinleşmek için yazılardan biri belki ilk istasyon olabilir. Yeter ki konu seçilsin gelen ilk trene binilsin. Bu aşkı okumaya bilmem sabrınız yetecek mi? Theodora İle Justinian Theodora... Okumaya Devam et →

Romantik İmparator Cihangir Şah

Yücel Feyzioğlu yazdı... “Otuz yaşında imparator olan Cihangir Şah gençliğinde asi ruhluydu. Evli iken Anarkali adında bir dansöze âşık oldu ve onunla da evleneceğine dair kadına söz verdi. Babası Ekber Şah bu evliliğe izin vermeyince iktidar için savaşmaya kalkıştı,” diyor rehberimiz. “Bu kalkışmanın bastırılmasını ve unutulmasını annesi Jodha Bai’ın girişimine borçludur. Jodha Bai Amber kralı... Okumaya Devam et →

Köln Dom’un Anadolu Etkisiyle Yapıldığını Biliyor Musunuz?

Yücel Feyzioğlu yazdı... Dostlar geldiğinde eğer Köln’deysem onları gezdiririm. Dom’un tarihini öğrenince daha da etkilenirler. Bir arkadaşımın kızı geldi. Her konuya ilgi duyan, yetenekli genç bir kızımız: Bengisu. Gündüzleri müzeleri, galerileri, tarihi mekânları gezdik, gece geç saatlere kadar kızların sorununu konuştuk. Özellikle “inanç uğruna” heder edilen yavrularımızın sorununu. Bu konuda başka bir yazı yazacağım. Şimdi... Okumaya Devam et →

Çölde Şölenle Karşılama

Yücel Feyzioğlu yazdı... Gece bastırmadan uzun bir yol katedip sonra gerçek çöle ulaşıyoruz. Çöl... Deve arabalarına aktarıyorlar bizi. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra şölen yerine geliyoruz. Şimdi çölün tam ortası. Kumluk, hava dingin... Bir yanda Orta Asya çadırları, bir yanda kum tepeleri. Bizi rengarenk elbiseleriyle “Kalahariti Folklor Grubu” karşılıyor. Artık burası Urdular bölgesi. Urduca konuşuyorlar.... Okumaya Devam et →

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: